Tarih Felsefesi
Johann Gottfried von Herder
2020
747 sayfa
~374 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Herder gelecekte yazmayı tasarladığı başyapıtı için günlüğüne şu notları kaydedecektir: “İnsan türü üzerine nasıl bir yapıt! İnsan ruhu üzerine! Dünyanın kültürü! Bütün mekânların! Zamanların! Halkların! Güçlerin! Karışımların! Biçimlerin kültürü! Asya dini!... Yunan’a dair her şey! Roma’ya dair her şey! Kuzey dinleri, hukuku, töreleri, savaş, onur! Papalık dönemi, keşişler, bilgelik!.. Çin, Japon politikası! Yeni bir dünyanın doğa öğretisi! Amerikan töreleri vs. İnsanlığın eğitiminin evrensel tarihi!” Bu amaçla romantikler arasında farklı iklimlere ve kültürlere açılan ilk düşünürdür o. Tarih felsefesi, dil felsefesi, çalışkanlık ve deha kavramı, tanrısallık, doğanın organizasyonu ve işbirliği, uygarlık tarihi alanlarında sürekli kendisine dönülen bu eser, Hegel dâhil birçok filozofu derinden etkileyecektir.
Herder’e göre mitoloji, şiir, folklor, halk şarkıları, masallar ve efsaneler, örf ve gelenekler bir ulusun gerçek yaratıcı kuvvetleridir. Sanat ve uygarlık bu kökler sayesinde gelişir ve serpilir. Herder, ulusal geleneklere eğilirken dar bir yurtseverlik sergilemez, bunların yaratıcılık için en değerli ilham kaynakları olduğunu belirtir. İnsanlığın zenginliğini, kültürlerin çeşitliliğini taçlandırmak ister. Tüm çağların ve toplumların aynı düzlemde topyekûn değerlendirilmesine karşıdır. Esasen her çağ ve her kuşak kendi bulunduğu koşullar içinde geçmişini yeniden
yorumlamak durumundadır. Tarih doğal olgulardaki gibi bir süreklilik ve tekrarlardan oluşmaz. Onun kendisine özgü bir kavrayışı ve derinliği vardır. Herder’in
Tarih Felsefesi’ni okurken her sayfada şu soru zihnimizin bir köşesinde yer edinir: “Dünyada her şeyin bir felsefesi ve bilimi varken bizi en yakından ilgilendiren genel insanlık tarihinin de bir felsefesi ve bilimi olamaz mı?”
Herder’e göre mitoloji, şiir, folklor, halk şarkıları, masallar ve efsaneler, örf ve gelenekler bir ulusun gerçek yaratıcı kuvvetleridir. Sanat ve uygarlık bu kökler sayesinde gelişir ve serpilir. Herder, ulusal geleneklere eğilirken dar bir yurtseverlik sergilemez, bunların yaratıcılık için en değerli ilham kaynakları olduğunu belirtir. İnsanlığın zenginliğini, kültürlerin çeşitliliğini taçlandırmak ister. Tüm çağların ve toplumların aynı düzlemde topyekûn değerlendirilmesine karşıdır. Esasen her çağ ve her kuşak kendi bulunduğu koşullar içinde geçmişini yeniden
yorumlamak durumundadır. Tarih doğal olgulardaki gibi bir süreklilik ve tekrarlardan oluşmaz. Onun kendisine özgü bir kavrayışı ve derinliği vardır. Herder’in
Tarih Felsefesi’ni okurken her sayfada şu soru zihnimizin bir köşesinde yer edinir: “Dünyada her şeyin bir felsefesi ve bilimi varken bizi en yakından ilgilendiren genel insanlık tarihinin de bir felsefesi ve bilimi olamaz mı?”
Kitap Detayları
Kitap adı
Tarih Felsefesi
Kitap yazarı
Johann Gottfried von Herder
ISBN
9786257030366
Yayıncı
DOĞU BATI YAYINLARI
Yayın tarihi
13.11.2020
Sayfa sayısı
747 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Tarih Felsefesi
Yazar
Johann Gottfried von Herder
Kitap Özeti:
Herder gelecekte yazmayı tasarladığı başyapıtı için günlüğüne şu notları kaydedecektir: “İnsan türü üzerine nasıl bir yapıt! İnsan ruhu üzerine! Dünyanın kültürü! Bütün mekânların! Zamanların! Halkların! Güçlerin! Karışımların! Biçimlerin kültürü! Asya dini!... Yunan’a dair her şey! Roma’ya dair her şey! Kuzey dinleri, hukuku, töreleri, savaş, onur! Papalık dönemi, keşişler, bilgelik!.. Çin, Japon politikası! Yeni bir dünyanın doğa öğretisi! Amerikan töreleri vs. İnsanlığın eğitiminin evrensel tarihi!” Bu amaçla romantikler arasında farklı iklimlere ve kültürlere açılan ilk düşünürdür o. Tarih felsefesi, dil felsefesi, çalışkanlık ve deha kavramı, tanrısallık, doğanın organizasyonu ve işbirliği, uygarlık tarihi alanlarında sürekli kendisine dönülen bu eser, Hegel dâhil birçok filozofu derinden etkileyecektir.
Herder’e göre mitoloji, şiir, folklor, halk şarkıları, masallar ve efsaneler, örf ve gelenekler bir ulusun gerçek yaratıcı kuvvetleridir. Sanat ve uygarlık bu kökler sayesinde gelişir ve serpilir. Herder, ulusal geleneklere eğilirken dar bir yurtseverlik sergilemez, bunların yaratıcılık için en değerli ilham kaynakları olduğunu belirtir. İnsanlığın zenginliğini, kültürlerin çeşitliliğini taçlandırmak ister. Tüm çağların ve toplumların aynı düzlemde topyekûn değerlendirilmesine karşıdır. Esasen her çağ ve her kuşak kendi bulunduğu koşullar içinde geçmişini yeniden
yorumlamak durumundadır. Tarih doğal olgulardaki gibi bir süreklilik ve tekrarlardan oluşmaz. Onun kendisine özgü bir kavrayışı ve derinliği vardır. Herder’in
Tarih Felsefesi’ni okurken her sayfada şu soru zihnimizin bir köşesinde yer edinir: “Dünyada her şeyin bir felsefesi ve bilimi varken bizi en yakından ilgilendiren genel insanlık tarihinin de bir felsefesi ve bilimi olamaz mı?”
Herder’e göre mitoloji, şiir, folklor, halk şarkıları, masallar ve efsaneler, örf ve gelenekler bir ulusun gerçek yaratıcı kuvvetleridir. Sanat ve uygarlık bu kökler sayesinde gelişir ve serpilir. Herder, ulusal geleneklere eğilirken dar bir yurtseverlik sergilemez, bunların yaratıcılık için en değerli ilham kaynakları olduğunu belirtir. İnsanlığın zenginliğini, kültürlerin çeşitliliğini taçlandırmak ister. Tüm çağların ve toplumların aynı düzlemde topyekûn değerlendirilmesine karşıdır. Esasen her çağ ve her kuşak kendi bulunduğu koşullar içinde geçmişini yeniden
yorumlamak durumundadır. Tarih doğal olgulardaki gibi bir süreklilik ve tekrarlardan oluşmaz. Onun kendisine özgü bir kavrayışı ve derinliği vardır. Herder’in
Tarih Felsefesi’ni okurken her sayfada şu soru zihnimizin bir köşesinde yer edinir: “Dünyada her şeyin bir felsefesi ve bilimi varken bizi en yakından ilgilendiren genel insanlık tarihinin de bir felsefesi ve bilimi olamaz mı?”
Kitap Detayları:
-
Kitap adıTarih Felsefesi
-
Kitap yazarıJohann Gottfried von Herder
-
ISBN9786257030366
-
YayıncıDOĞU BATI YAYINLARI
-
Yayın tarihi13.11.2020
-
Sayfa sayısı747 Sayfa