Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme Düşmanlık ve Nefret
Hakan T. Karateke
395 sayfa
~330 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Osmanlı İmparatorluğu’nun çokdinli, çokdilli ve çokuluslu yapısından
bahsedilirken genellikle “hoşgörü,” “toplumsal huzur” ya da “uyum içinde
birlikte yaşayabilme” gibi olumlu kavramlar kullanılır. Peki sahiden de
durum bu kadar tozpembe miydi? Gerçekten Osmanlı toplumunun
önemli belirleyici bir özelliği hoşgörü ve uyum içinde olması mıydı? Hakan
T. Karateke, H. Erdem Çıpa ve Helga Anetshofer’in derlediği ve birçok
tarihçinin katkı sunduğu, Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme, Düşmanlık ve
Nefret (16.-18. Yüzyıllar), bu romantik bakış açısına daha realist yaklaşımlar
geliştiriyor. Yazarlar, dinî ve toplumsal grupların, milliyetçi ideolojilerin
yayılmasından önce de, “öteki” ve “yabancı” gibi görülenlere karşı duyduğu
tahammülsüzlüklerin yaygınlığına dikkat çekiyor. Kökleşmiş önyargıların
ötesinde, güncel gerilimler, toplumsal ve ekonomik dalgalanmalardan
beslenebilen farklı olumsuzluklara işaret ederek, “Osmanlı Barışı”nın çok
daha karmaşık bir şekilde tanımlanması gerektiğini ileri sürüyorlar.
“Tabii ki, antipatinin çok değişik biçimleri ve şiddet dereceleri var. Yelpazenin
bir ucunda sistematik devlet zulmü, tehcir ve şiddetin, diğer ucunda ise
günlük hayattaki aşağılamaların ya da mesela ticaret ilişkilerinde görülen
güvensizliğin yer aldığını düşünebiliriz. Elinizdeki çalışma Osmanlı
toplumunu oluşturan cemaatler arasındaki karşılıklı antipatilerin ne
gibi şekiller alabileceğini anlamayı ve bu duyguları 19. yüzyıl öncesinde
Osmanlı toplumu özelinde konumlandırmaya yönelik tarihsel bir yaklaşım
geliştirmeyi amaçlıyor.
bahsedilirken genellikle “hoşgörü,” “toplumsal huzur” ya da “uyum içinde
birlikte yaşayabilme” gibi olumlu kavramlar kullanılır. Peki sahiden de
durum bu kadar tozpembe miydi? Gerçekten Osmanlı toplumunun
önemli belirleyici bir özelliği hoşgörü ve uyum içinde olması mıydı? Hakan
T. Karateke, H. Erdem Çıpa ve Helga Anetshofer’in derlediği ve birçok
tarihçinin katkı sunduğu, Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme, Düşmanlık ve
Nefret (16.-18. Yüzyıllar), bu romantik bakış açısına daha realist yaklaşımlar
geliştiriyor. Yazarlar, dinî ve toplumsal grupların, milliyetçi ideolojilerin
yayılmasından önce de, “öteki” ve “yabancı” gibi görülenlere karşı duyduğu
tahammülsüzlüklerin yaygınlığına dikkat çekiyor. Kökleşmiş önyargıların
ötesinde, güncel gerilimler, toplumsal ve ekonomik dalgalanmalardan
beslenebilen farklı olumsuzluklara işaret ederek, “Osmanlı Barışı”nın çok
daha karmaşık bir şekilde tanımlanması gerektiğini ileri sürüyorlar.
“Tabii ki, antipatinin çok değişik biçimleri ve şiddet dereceleri var. Yelpazenin
bir ucunda sistematik devlet zulmü, tehcir ve şiddetin, diğer ucunda ise
günlük hayattaki aşağılamaların ya da mesela ticaret ilişkilerinde görülen
güvensizliğin yer aldığını düşünebiliriz. Elinizdeki çalışma Osmanlı
toplumunu oluşturan cemaatler arasındaki karşılıklı antipatilerin ne
gibi şekiller alabileceğini anlamayı ve bu duyguları 19. yüzyıl öncesinde
Osmanlı toplumu özelinde konumlandırmaya yönelik tarihsel bir yaklaşım
geliştirmeyi amaçlıyor.
Kitap Detayları
Kitap adı
Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme Düşmanlık ve Nefret
Kitap yazarı
Hakan T. Karateke
ISBN
9789750533600
Yayıncı
İletişim Yayınları
Yayın tarihi
—
Sayfa sayısı
395 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme Düşmanlık ve Nefret
Yazar
Hakan T. Karateke
Kitap Özeti:
Osmanlı İmparatorluğu’nun çokdinli, çokdilli ve çokuluslu yapısından
bahsedilirken genellikle “hoşgörü,” “toplumsal huzur” ya da “uyum içinde
birlikte yaşayabilme” gibi olumlu kavramlar kullanılır. Peki sahiden de
durum bu kadar tozpembe miydi? Gerçekten Osmanlı toplumunun
önemli belirleyici bir özelliği hoşgörü ve uyum içinde olması mıydı? Hakan
T. Karateke, H. Erdem Çıpa ve Helga Anetshofer’in derlediği ve birçok
tarihçinin katkı sunduğu, Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme, Düşmanlık ve
Nefret (16.-18. Yüzyıllar), bu romantik bakış açısına daha realist yaklaşımlar
geliştiriyor. Yazarlar, dinî ve toplumsal grupların, milliyetçi ideolojilerin
yayılmasından önce de, “öteki” ve “yabancı” gibi görülenlere karşı duyduğu
tahammülsüzlüklerin yaygınlığına dikkat çekiyor. Kökleşmiş önyargıların
ötesinde, güncel gerilimler, toplumsal ve ekonomik dalgalanmalardan
beslenebilen farklı olumsuzluklara işaret ederek, “Osmanlı Barışı”nın çok
daha karmaşık bir şekilde tanımlanması gerektiğini ileri sürüyorlar.
“Tabii ki, antipatinin çok değişik biçimleri ve şiddet dereceleri var. Yelpazenin
bir ucunda sistematik devlet zulmü, tehcir ve şiddetin, diğer ucunda ise
günlük hayattaki aşağılamaların ya da mesela ticaret ilişkilerinde görülen
güvensizliğin yer aldığını düşünebiliriz. Elinizdeki çalışma Osmanlı
toplumunu oluşturan cemaatler arasındaki karşılıklı antipatilerin ne
gibi şekiller alabileceğini anlamayı ve bu duyguları 19. yüzyıl öncesinde
Osmanlı toplumu özelinde konumlandırmaya yönelik tarihsel bir yaklaşım
geliştirmeyi amaçlıyor.
bahsedilirken genellikle “hoşgörü,” “toplumsal huzur” ya da “uyum içinde
birlikte yaşayabilme” gibi olumlu kavramlar kullanılır. Peki sahiden de
durum bu kadar tozpembe miydi? Gerçekten Osmanlı toplumunun
önemli belirleyici bir özelliği hoşgörü ve uyum içinde olması mıydı? Hakan
T. Karateke, H. Erdem Çıpa ve Helga Anetshofer’in derlediği ve birçok
tarihçinin katkı sunduğu, Osmanlı Toplumunda Ötekileştirme, Düşmanlık ve
Nefret (16.-18. Yüzyıllar), bu romantik bakış açısına daha realist yaklaşımlar
geliştiriyor. Yazarlar, dinî ve toplumsal grupların, milliyetçi ideolojilerin
yayılmasından önce de, “öteki” ve “yabancı” gibi görülenlere karşı duyduğu
tahammülsüzlüklerin yaygınlığına dikkat çekiyor. Kökleşmiş önyargıların
ötesinde, güncel gerilimler, toplumsal ve ekonomik dalgalanmalardan
beslenebilen farklı olumsuzluklara işaret ederek, “Osmanlı Barışı”nın çok
daha karmaşık bir şekilde tanımlanması gerektiğini ileri sürüyorlar.
“Tabii ki, antipatinin çok değişik biçimleri ve şiddet dereceleri var. Yelpazenin
bir ucunda sistematik devlet zulmü, tehcir ve şiddetin, diğer ucunda ise
günlük hayattaki aşağılamaların ya da mesela ticaret ilişkilerinde görülen
güvensizliğin yer aldığını düşünebiliriz. Elinizdeki çalışma Osmanlı
toplumunu oluşturan cemaatler arasındaki karşılıklı antipatilerin ne
gibi şekiller alabileceğini anlamayı ve bu duyguları 19. yüzyıl öncesinde
Osmanlı toplumu özelinde konumlandırmaya yönelik tarihsel bir yaklaşım
geliştirmeyi amaçlıyor.
Kitap Detayları:
-
Kitap adıOsmanlı Toplumunda Ötekileştirme Düşmanlık ve Nefret
-
Kitap yazarıHakan T. Karateke
-
ISBN9789750533600
-
Yayıncıİletişim Yayınları
-
Sayfa sayısı395 Sayfa