Modernliğin Vicdanı
İskender Savaşır
2007
136 sayfa
~68 dk
Türkçe
Kitap Özeti
İskender Savaşır, Modernliğin Vicdanı'nda yer alan dokuz denemesinde, modernliği Picasso, Braque, Cézanne, Kokoschka, Monet gibi ressamların tablolarından; Descartes, Kant ve Heidegger'in yazılarından; Kavafis'in şiirlerinden ve Balzac, Flaubert, Stendhal, Joyce, Woolf, Tolstoy gibi romancıların eserlerinden yola çıkarak sorguluyor.
Modernizmi, modernizmleri soruştururken, sonrasından çok, öncesine bakıyor Savaşır. Ve bu da ona modernizmi bir zafer olarak değil (ancak sonradan ilan edilebilecek bir zafer olarak bile değil) bir zemin kaybı olarak görme imkânı veriyor. Bu, "başlangıçta hiçbir şey kesin değildi" diyen iyi niyetli modernistlerinkinden daha kaygılı bir bakış. Başlarken birçok şey aslında belliydi ve hiç de iyi değildi, diyor Savaşır. Habermas ile Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsündeki selefi Adorno arasındaki fark, Savaşır'ın yaklaşımına da ışık tutabilir: Habermas, modernliğin tam içinde patlak veren faşizm, fundamentalizm, militarizm gibi'çarpık olguları'Aydınlanmanın bütünlenmemiş olmasına bağlar; Adorno içinse Aydınlanmanın kendi çelişkilerinin, başından beri varolan çarpıklık ve körlüklerinin ifadesidir bunlar.
Bu paralellikten pek hoşlanmayacağını, çünkü Adorno'ya iyi gözle bakmadığını bilsem de ısrar edeceğim: Adorno gibi Savaşır da modernliğin (ve Aydınlanmanın) toptan, dolaysız bir inkârına savrulmaktan kaçınmaktadır.?
Orhan Koçak
Modernizmi, modernizmleri soruştururken, sonrasından çok, öncesine bakıyor Savaşır. Ve bu da ona modernizmi bir zafer olarak değil (ancak sonradan ilan edilebilecek bir zafer olarak bile değil) bir zemin kaybı olarak görme imkânı veriyor. Bu, "başlangıçta hiçbir şey kesin değildi" diyen iyi niyetli modernistlerinkinden daha kaygılı bir bakış. Başlarken birçok şey aslında belliydi ve hiç de iyi değildi, diyor Savaşır. Habermas ile Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsündeki selefi Adorno arasındaki fark, Savaşır'ın yaklaşımına da ışık tutabilir: Habermas, modernliğin tam içinde patlak veren faşizm, fundamentalizm, militarizm gibi'çarpık olguları'Aydınlanmanın bütünlenmemiş olmasına bağlar; Adorno içinse Aydınlanmanın kendi çelişkilerinin, başından beri varolan çarpıklık ve körlüklerinin ifadesidir bunlar.
Bu paralellikten pek hoşlanmayacağını, çünkü Adorno'ya iyi gözle bakmadığını bilsem de ısrar edeceğim: Adorno gibi Savaşır da modernliğin (ve Aydınlanmanın) toptan, dolaysız bir inkârına savrulmaktan kaçınmaktadır.?
Orhan Koçak
Kitap Detayları
Kitap adı
Modernliğin Vicdanı
Kitap yazarı
İskender Savaşır
ISBN
9789758859573
Yayıncı
KANAT KİTAP
Yayın tarihi
29.03.2007
Sayfa sayısı
136 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Modernliğin Vicdanı
Yazar
İskender Savaşır
Kitap Özeti:
İskender Savaşır, Modernliğin Vicdanı'nda yer alan dokuz denemesinde, modernliği Picasso, Braque, Cézanne, Kokoschka, Monet gibi ressamların tablolarından; Descartes, Kant ve Heidegger'in yazılarından; Kavafis'in şiirlerinden ve Balzac, Flaubert, Stendhal, Joyce, Woolf, Tolstoy gibi romancıların eserlerinden yola çıkarak sorguluyor.
Modernizmi, modernizmleri soruştururken, sonrasından çok, öncesine bakıyor Savaşır. Ve bu da ona modernizmi bir zafer olarak değil (ancak sonradan ilan edilebilecek bir zafer olarak bile değil) bir zemin kaybı olarak görme imkânı veriyor. Bu, "başlangıçta hiçbir şey kesin değildi" diyen iyi niyetli modernistlerinkinden daha kaygılı bir bakış. Başlarken birçok şey aslında belliydi ve hiç de iyi değildi, diyor Savaşır. Habermas ile Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsündeki selefi Adorno arasındaki fark, Savaşır'ın yaklaşımına da ışık tutabilir: Habermas, modernliğin tam içinde patlak veren faşizm, fundamentalizm, militarizm gibi'çarpık olguları'Aydınlanmanın bütünlenmemiş olmasına bağlar; Adorno içinse Aydınlanmanın kendi çelişkilerinin, başından beri varolan çarpıklık ve körlüklerinin ifadesidir bunlar.
Bu paralellikten pek hoşlanmayacağını, çünkü Adorno'ya iyi gözle bakmadığını bilsem de ısrar edeceğim: Adorno gibi Savaşır da modernliğin (ve Aydınlanmanın) toptan, dolaysız bir inkârına savrulmaktan kaçınmaktadır.?
Orhan Koçak
Modernizmi, modernizmleri soruştururken, sonrasından çok, öncesine bakıyor Savaşır. Ve bu da ona modernizmi bir zafer olarak değil (ancak sonradan ilan edilebilecek bir zafer olarak bile değil) bir zemin kaybı olarak görme imkânı veriyor. Bu, "başlangıçta hiçbir şey kesin değildi" diyen iyi niyetli modernistlerinkinden daha kaygılı bir bakış. Başlarken birçok şey aslında belliydi ve hiç de iyi değildi, diyor Savaşır. Habermas ile Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsündeki selefi Adorno arasındaki fark, Savaşır'ın yaklaşımına da ışık tutabilir: Habermas, modernliğin tam içinde patlak veren faşizm, fundamentalizm, militarizm gibi'çarpık olguları'Aydınlanmanın bütünlenmemiş olmasına bağlar; Adorno içinse Aydınlanmanın kendi çelişkilerinin, başından beri varolan çarpıklık ve körlüklerinin ifadesidir bunlar.
Bu paralellikten pek hoşlanmayacağını, çünkü Adorno'ya iyi gözle bakmadığını bilsem de ısrar edeceğim: Adorno gibi Savaşır da modernliğin (ve Aydınlanmanın) toptan, dolaysız bir inkârına savrulmaktan kaçınmaktadır.?
Orhan Koçak
Kitap Detayları:
-
Kitap adıModernliğin Vicdanı
-
Kitap yazarıİskender Savaşır
-
ISBN9789758859573
-
YayıncıKANAT KİTAP
-
Yayın tarihi29.03.2007
-
Sayfa sayısı136 Sayfa