Mahrem
kara kitap
2004
229 sayfa
~115 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Elif Şafak’ın 2000 yılında yayımlanan ve yayımlandığı günden itibaren edebiyatımızın en beğenilen kitaplarından biri hâline gelen Mahrem, toplumsal olarak dışlanmış bir genç kadının travmalarla yüklü hayatını ve ruh hâlini anlatır.
Mahrem’de kendini hep kıyıda, hep göz hapsinde hisseden bir genç kadınla tanışırız. Şişmanlığı yüzünden kendini daima “öteki” hisseden; durmadan yiyen ve yediklerini kusan bir kadın… Ancak bedenine kalkan yaptığı kiloların altında saklı, acı bir hikâye vardır: Daha çocuk yaşta yaşadığı bir tacizin hikâyesi.
Romanın masalsı anlatımı, başkahramanın öyküsüne koşut olarak okuru önce 1885 yılının Pera’sına, Keramet Mumi Keşke Memiş Efendi’nin birbirinden farklı ve gizemli kadınlarla dolu çadırına; ardından aynı dönemin Fransa’sına ve 1648’in Sibirya’sına kadar götürür. Keşke Memiş Efendi’nin çadırında temaşaya sunulan kadınlardan biri de hikâyesi Sibirya’ya uzanan Samur Kız’dır. Bir de güzel La Belle Annabelle…
Masalsı üslubu, dilin olanaklarını genişleten Nazar Sözlüğü ve çağlar arası hikâyeleri ustalıkla birbirine bağlayan yapısıyla Mahrem, özünde daha çocuk yaşta ruhu zedelenmiş bir genç kadının hikâyesidir.
Edebiyatımızda büyülü gerçekçilik unsurlarını etkileyici biçimde kullanan romanlardan biri olarak kabul edilen Mahrem, yayımlandığı dönemde edebiyat çevreleri tarafından büyük bir beğeniyle karşılanmış ve o günden bu yana pek çok dile çevrilmiştir. Kirkus Reviews kitabı, “uyumsuzlara ve toplumun onlara nasıl baktığına dair bir metin” olarak tanımlarken; The Independent, Elif Şafak’ı bu romanda ortaya koyduğu edebî ustalık nedeniyle “Isabel Allende’nin önemli bir mirasçısı” olarak nitelendirmiştir.
Elif Şafak’ın yazarlığının 25. yılında Mahrem, yeni kapağı ve seçkin ressam Huban Korman’ın kitaba özel çizimleriyle yeniden yayımlanmıştır.
Mahrem, pek çok Elif Şafak romanı gibi kırılgan insanların yalnızlığına dair bir romandır. Görmeye ve görülmeye dair, okurun içine dokunan güçlü bir metindir.
Mahrem’de kendini hep kıyıda, hep göz hapsinde hisseden bir genç kadınla tanışırız. Şişmanlığı yüzünden kendini daima “öteki” hisseden; durmadan yiyen ve yediklerini kusan bir kadın… Ancak bedenine kalkan yaptığı kiloların altında saklı, acı bir hikâye vardır: Daha çocuk yaşta yaşadığı bir tacizin hikâyesi.
Romanın masalsı anlatımı, başkahramanın öyküsüne koşut olarak okuru önce 1885 yılının Pera’sına, Keramet Mumi Keşke Memiş Efendi’nin birbirinden farklı ve gizemli kadınlarla dolu çadırına; ardından aynı dönemin Fransa’sına ve 1648’in Sibirya’sına kadar götürür. Keşke Memiş Efendi’nin çadırında temaşaya sunulan kadınlardan biri de hikâyesi Sibirya’ya uzanan Samur Kız’dır. Bir de güzel La Belle Annabelle…
Masalsı üslubu, dilin olanaklarını genişleten Nazar Sözlüğü ve çağlar arası hikâyeleri ustalıkla birbirine bağlayan yapısıyla Mahrem, özünde daha çocuk yaşta ruhu zedelenmiş bir genç kadının hikâyesidir.
Edebiyatımızda büyülü gerçekçilik unsurlarını etkileyici biçimde kullanan romanlardan biri olarak kabul edilen Mahrem, yayımlandığı dönemde edebiyat çevreleri tarafından büyük bir beğeniyle karşılanmış ve o günden bu yana pek çok dile çevrilmiştir. Kirkus Reviews kitabı, “uyumsuzlara ve toplumun onlara nasıl baktığına dair bir metin” olarak tanımlarken; The Independent, Elif Şafak’ı bu romanda ortaya koyduğu edebî ustalık nedeniyle “Isabel Allende’nin önemli bir mirasçısı” olarak nitelendirmiştir.
Elif Şafak’ın yazarlığının 25. yılında Mahrem, yeni kapağı ve seçkin ressam Huban Korman’ın kitaba özel çizimleriyle yeniden yayımlanmıştır.
Mahrem, pek çok Elif Şafak romanı gibi kırılgan insanların yalnızlığına dair bir romandır. Görmeye ve görülmeye dair, okurun içine dokunan güçlü bir metindir.
Kitap Detayları
Kitap adı
Mahrem
Kitap yazarı
kara kitap
ISBN
9789753422857
Yayıncı
Metis Yayınları
Yayın tarihi
2004
Sayfa sayısı
229 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Mahrem
Yazar
kara kitap
Kitap Özeti:
Elif Şafak’ın 2000 yılında yayımlanan ve yayımlandığı günden itibaren edebiyatımızın en beğenilen kitaplarından biri hâline gelen Mahrem, toplumsal olarak dışlanmış bir genç kadının travmalarla yüklü hayatını ve ruh hâlini anlatır.
Mahrem’de kendini hep kıyıda, hep göz hapsinde hisseden bir genç kadınla tanışırız. Şişmanlığı yüzünden kendini daima “öteki” hisseden; durmadan yiyen ve yediklerini kusan bir kadın… Ancak bedenine kalkan yaptığı kiloların altında saklı, acı bir hikâye vardır: Daha çocuk yaşta yaşadığı bir tacizin hikâyesi.
Romanın masalsı anlatımı, başkahramanın öyküsüne koşut olarak okuru önce 1885 yılının Pera’sına, Keramet Mumi Keşke Memiş Efendi’nin birbirinden farklı ve gizemli kadınlarla dolu çadırına; ardından aynı dönemin Fransa’sına ve 1648’in Sibirya’sına kadar götürür. Keşke Memiş Efendi’nin çadırında temaşaya sunulan kadınlardan biri de hikâyesi Sibirya’ya uzanan Samur Kız’dır. Bir de güzel La Belle Annabelle…
Masalsı üslubu, dilin olanaklarını genişleten Nazar Sözlüğü ve çağlar arası hikâyeleri ustalıkla birbirine bağlayan yapısıyla Mahrem, özünde daha çocuk yaşta ruhu zedelenmiş bir genç kadının hikâyesidir.
Edebiyatımızda büyülü gerçekçilik unsurlarını etkileyici biçimde kullanan romanlardan biri olarak kabul edilen Mahrem, yayımlandığı dönemde edebiyat çevreleri tarafından büyük bir beğeniyle karşılanmış ve o günden bu yana pek çok dile çevrilmiştir. Kirkus Reviews kitabı, “uyumsuzlara ve toplumun onlara nasıl baktığına dair bir metin” olarak tanımlarken; The Independent, Elif Şafak’ı bu romanda ortaya koyduğu edebî ustalık nedeniyle “Isabel Allende’nin önemli bir mirasçısı” olarak nitelendirmiştir.
Elif Şafak’ın yazarlığının 25. yılında Mahrem, yeni kapağı ve seçkin ressam Huban Korman’ın kitaba özel çizimleriyle yeniden yayımlanmıştır.
Mahrem, pek çok Elif Şafak romanı gibi kırılgan insanların yalnızlığına dair bir romandır. Görmeye ve görülmeye dair, okurun içine dokunan güçlü bir metindir.
Mahrem’de kendini hep kıyıda, hep göz hapsinde hisseden bir genç kadınla tanışırız. Şişmanlığı yüzünden kendini daima “öteki” hisseden; durmadan yiyen ve yediklerini kusan bir kadın… Ancak bedenine kalkan yaptığı kiloların altında saklı, acı bir hikâye vardır: Daha çocuk yaşta yaşadığı bir tacizin hikâyesi.
Romanın masalsı anlatımı, başkahramanın öyküsüne koşut olarak okuru önce 1885 yılının Pera’sına, Keramet Mumi Keşke Memiş Efendi’nin birbirinden farklı ve gizemli kadınlarla dolu çadırına; ardından aynı dönemin Fransa’sına ve 1648’in Sibirya’sına kadar götürür. Keşke Memiş Efendi’nin çadırında temaşaya sunulan kadınlardan biri de hikâyesi Sibirya’ya uzanan Samur Kız’dır. Bir de güzel La Belle Annabelle…
Masalsı üslubu, dilin olanaklarını genişleten Nazar Sözlüğü ve çağlar arası hikâyeleri ustalıkla birbirine bağlayan yapısıyla Mahrem, özünde daha çocuk yaşta ruhu zedelenmiş bir genç kadının hikâyesidir.
Edebiyatımızda büyülü gerçekçilik unsurlarını etkileyici biçimde kullanan romanlardan biri olarak kabul edilen Mahrem, yayımlandığı dönemde edebiyat çevreleri tarafından büyük bir beğeniyle karşılanmış ve o günden bu yana pek çok dile çevrilmiştir. Kirkus Reviews kitabı, “uyumsuzlara ve toplumun onlara nasıl baktığına dair bir metin” olarak tanımlarken; The Independent, Elif Şafak’ı bu romanda ortaya koyduğu edebî ustalık nedeniyle “Isabel Allende’nin önemli bir mirasçısı” olarak nitelendirmiştir.
Elif Şafak’ın yazarlığının 25. yılında Mahrem, yeni kapağı ve seçkin ressam Huban Korman’ın kitaba özel çizimleriyle yeniden yayımlanmıştır.
Mahrem, pek çok Elif Şafak romanı gibi kırılgan insanların yalnızlığına dair bir romandır. Görmeye ve görülmeye dair, okurun içine dokunan güçlü bir metindir.
Kitap Detayları:
-
Kitap adıMahrem
-
Kitap yazarıkara kitap
-
ISBN9789753422857
-
YayıncıMetis Yayınları
-
Yayın tarihi2004
-
Sayfa sayısı229 Sayfa
- 0 kişi okumak istiyor
- 1 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu