Kırmızı Güller Çabuk Solar Günyüzü Vesikalığı
Ceyda Kalender
640 sayfa
~534 dk
Türkçe
Kitap Özeti
12 Eylül 1980’in karabulutları Türkiye’yi karanlıklara sürüklerken, o yoksulluğun, o imkânsızlıkların, o haksızlıkların, o adaletsizliklerin ortasında cesaretiyle kendini var eden güçlü bir kadının hikâyesi...
“Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar.”
1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bu suskun ve gizemli adamın bir ajan olduğuna karar vermişti. Adama kendi aralarında Dilsiz Ajan diye sesleniyorlardı.
Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü.
Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu.
Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi.
“Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar.”
1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bu suskun ve gizemli adamın bir ajan olduğuna karar vermişti. Adama kendi aralarında Dilsiz Ajan diye sesleniyorlardı.
Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü.
Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu.
Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi.
Kitap Detayları
Kitap adı
Kırmızı Güller Çabuk Solar Günyüzü Vesikalığı
Kitap yazarı
Ceyda Kalender
ISBN
9786256205086
Yayıncı
Artemis Yayınları
Yayın tarihi
—
Sayfa sayısı
640 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Kırmızı Güller Çabuk Solar Günyüzü Vesikalığı
Yazar
Ceyda Kalender
Kitap Özeti:
12 Eylül 1980’in karabulutları Türkiye’yi karanlıklara sürüklerken, o yoksulluğun, o imkânsızlıkların, o haksızlıkların, o adaletsizliklerin ortasında cesaretiyle kendini var eden güçlü bir kadının hikâyesi...
“Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar.”
1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bu suskun ve gizemli adamın bir ajan olduğuna karar vermişti. Adama kendi aralarında Dilsiz Ajan diye sesleniyorlardı.
Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü.
Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu.
Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi.
“Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar.”
1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bu suskun ve gizemli adamın bir ajan olduğuna karar vermişti. Adama kendi aralarında Dilsiz Ajan diye sesleniyorlardı.
Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü.
Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu.
Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi.
Kitap Detayları:
-
Kitap adıKırmızı Güller Çabuk Solar Günyüzü Vesikalığı
-
Kitap yazarıCeyda Kalender
-
ISBN9786256205086
-
YayıncıArtemis Yayınları
-
Sayfa sayısı640 Sayfa