İstanbul
Edmondo De Amicis
2009
400 sayfa
~200 dk
Türkçe
Kitap Özeti
SÜRÜKLEYİCİ BİR ANLATIM MİSTİK BİR YOLCULUK ESKİ İSTANBUL SİZİ BÜYÜLEYECEK!
Borges’in romanındaki Lombardiyalı Droctfult’un fethetmeye geldiği şey karşısında büyülenip önünde diz çöktüğü; Hz. Muhammed’in fethini gerçekleştirecek komutana övgülerini belirttiği; Fatih Sultan Mehmet’in fethetmeden önceki iki gün boyunca hiç uyumadığı; pek çok şair, yazar ve sanatçının ilk karşılaştıklarında kekeleyip konuşamadıkları; yüzlerce farklı kültürün bin yıllar boyunca kendi içinde harmanlanıp bir renk cümbüşü haline getirdiği; tarihin her döneminden muhteşem yapıları ve eserleri ile dünyanın sayılı birkaç şehri arasında yer alan İSTANBUL’u, 1870’li yıllarda varır varmaz gördüğü manzara karşısında büyülenen Edmondo De Amicis’in öve öve bitiremediği kalemi ve estetik hayranı gözüyle, şehrin görkemini ve burada Amicis’in geçirdiği her anı geçmişe yapılan bir yolculukmuş gibi büyülenerek yaşayın.
“İstanbul’a girerken hissettiğim duygu, bana, Messina’nın boğazlarından Boğaziçi’nin girişine kadar süregelen on günlük yolculuk boyunca gördüğüm her şeyi unutturdu. Bir göl kadar durgun Yanya Denizi, Mora’nın güneşin ilk ışıklarıyla gül pembesi bir renge bürünen uzak dağları, gün batımında kor gibi parlayan Yunan takım adaları, Atina’nın harabeleri, Selanik Körfezi, Limni, Bozcaada, Çanakkale Boğazı, yolculuk boyunca beni eğlendiren ve ilgimi çeken pek çok insan ve olay, Haliç’in manzarasında silinip, gittiler. Şimdi artık, onları anlatmak istesem, hafızamdan çok hayal gücümü çalıştırmam gerekecek. Ancak ilk sayfamın sıcacık ve canlı başlayabilmesi için, anlatmaya, seyahatin Marmara Denizi’nin ortasındaki son gecesinden ve geminin kaptanının bana ve arkadaşım Junk’a yaklaşıp, ellerini omuzlarıma koyarak, boğuk Sicilya aksanıyla ‘Baylar, yarın şafak sökerken, İstanbul’un ilk minarelerini göreceğiz…”
Borges’in romanındaki Lombardiyalı Droctfult’un fethetmeye geldiği şey karşısında büyülenip önünde diz çöktüğü; Hz. Muhammed’in fethini gerçekleştirecek komutana övgülerini belirttiği; Fatih Sultan Mehmet’in fethetmeden önceki iki gün boyunca hiç uyumadığı; pek çok şair, yazar ve sanatçının ilk karşılaştıklarında kekeleyip konuşamadıkları; yüzlerce farklı kültürün bin yıllar boyunca kendi içinde harmanlanıp bir renk cümbüşü haline getirdiği; tarihin her döneminden muhteşem yapıları ve eserleri ile dünyanın sayılı birkaç şehri arasında yer alan İSTANBUL’u, 1870’li yıllarda varır varmaz gördüğü manzara karşısında büyülenen Edmondo De Amicis’in öve öve bitiremediği kalemi ve estetik hayranı gözüyle, şehrin görkemini ve burada Amicis’in geçirdiği her anı geçmişe yapılan bir yolculukmuş gibi büyülenerek yaşayın.
“İstanbul’a girerken hissettiğim duygu, bana, Messina’nın boğazlarından Boğaziçi’nin girişine kadar süregelen on günlük yolculuk boyunca gördüğüm her şeyi unutturdu. Bir göl kadar durgun Yanya Denizi, Mora’nın güneşin ilk ışıklarıyla gül pembesi bir renge bürünen uzak dağları, gün batımında kor gibi parlayan Yunan takım adaları, Atina’nın harabeleri, Selanik Körfezi, Limni, Bozcaada, Çanakkale Boğazı, yolculuk boyunca beni eğlendiren ve ilgimi çeken pek çok insan ve olay, Haliç’in manzarasında silinip, gittiler. Şimdi artık, onları anlatmak istesem, hafızamdan çok hayal gücümü çalıştırmam gerekecek. Ancak ilk sayfamın sıcacık ve canlı başlayabilmesi için, anlatmaya, seyahatin Marmara Denizi’nin ortasındaki son gecesinden ve geminin kaptanının bana ve arkadaşım Junk’a yaklaşıp, ellerini omuzlarıma koyarak, boğuk Sicilya aksanıyla ‘Baylar, yarın şafak sökerken, İstanbul’un ilk minarelerini göreceğiz…”
Kitap Detayları
Kitap adı
İstanbul
Kitap yazarı
Edmondo De Amicis
ISBN
9786054263196
Yayıncı
PEGASUS YAYINLARI
Yayın tarihi
01.11.2009
Sayfa sayısı
400 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
İstanbul
Yazar
Edmondo De Amicis
Kitap Özeti:
SÜRÜKLEYİCİ BİR ANLATIM MİSTİK BİR YOLCULUK ESKİ İSTANBUL SİZİ BÜYÜLEYECEK!
Borges’in romanındaki Lombardiyalı Droctfult’un fethetmeye geldiği şey karşısında büyülenip önünde diz çöktüğü; Hz. Muhammed’in fethini gerçekleştirecek komutana övgülerini belirttiği; Fatih Sultan Mehmet’in fethetmeden önceki iki gün boyunca hiç uyumadığı; pek çok şair, yazar ve sanatçının ilk karşılaştıklarında kekeleyip konuşamadıkları; yüzlerce farklı kültürün bin yıllar boyunca kendi içinde harmanlanıp bir renk cümbüşü haline getirdiği; tarihin her döneminden muhteşem yapıları ve eserleri ile dünyanın sayılı birkaç şehri arasında yer alan İSTANBUL’u, 1870’li yıllarda varır varmaz gördüğü manzara karşısında büyülenen Edmondo De Amicis’in öve öve bitiremediği kalemi ve estetik hayranı gözüyle, şehrin görkemini ve burada Amicis’in geçirdiği her anı geçmişe yapılan bir yolculukmuş gibi büyülenerek yaşayın.
“İstanbul’a girerken hissettiğim duygu, bana, Messina’nın boğazlarından Boğaziçi’nin girişine kadar süregelen on günlük yolculuk boyunca gördüğüm her şeyi unutturdu. Bir göl kadar durgun Yanya Denizi, Mora’nın güneşin ilk ışıklarıyla gül pembesi bir renge bürünen uzak dağları, gün batımında kor gibi parlayan Yunan takım adaları, Atina’nın harabeleri, Selanik Körfezi, Limni, Bozcaada, Çanakkale Boğazı, yolculuk boyunca beni eğlendiren ve ilgimi çeken pek çok insan ve olay, Haliç’in manzarasında silinip, gittiler. Şimdi artık, onları anlatmak istesem, hafızamdan çok hayal gücümü çalıştırmam gerekecek. Ancak ilk sayfamın sıcacık ve canlı başlayabilmesi için, anlatmaya, seyahatin Marmara Denizi’nin ortasındaki son gecesinden ve geminin kaptanının bana ve arkadaşım Junk’a yaklaşıp, ellerini omuzlarıma koyarak, boğuk Sicilya aksanıyla ‘Baylar, yarın şafak sökerken, İstanbul’un ilk minarelerini göreceğiz…”
Borges’in romanındaki Lombardiyalı Droctfult’un fethetmeye geldiği şey karşısında büyülenip önünde diz çöktüğü; Hz. Muhammed’in fethini gerçekleştirecek komutana övgülerini belirttiği; Fatih Sultan Mehmet’in fethetmeden önceki iki gün boyunca hiç uyumadığı; pek çok şair, yazar ve sanatçının ilk karşılaştıklarında kekeleyip konuşamadıkları; yüzlerce farklı kültürün bin yıllar boyunca kendi içinde harmanlanıp bir renk cümbüşü haline getirdiği; tarihin her döneminden muhteşem yapıları ve eserleri ile dünyanın sayılı birkaç şehri arasında yer alan İSTANBUL’u, 1870’li yıllarda varır varmaz gördüğü manzara karşısında büyülenen Edmondo De Amicis’in öve öve bitiremediği kalemi ve estetik hayranı gözüyle, şehrin görkemini ve burada Amicis’in geçirdiği her anı geçmişe yapılan bir yolculukmuş gibi büyülenerek yaşayın.
“İstanbul’a girerken hissettiğim duygu, bana, Messina’nın boğazlarından Boğaziçi’nin girişine kadar süregelen on günlük yolculuk boyunca gördüğüm her şeyi unutturdu. Bir göl kadar durgun Yanya Denizi, Mora’nın güneşin ilk ışıklarıyla gül pembesi bir renge bürünen uzak dağları, gün batımında kor gibi parlayan Yunan takım adaları, Atina’nın harabeleri, Selanik Körfezi, Limni, Bozcaada, Çanakkale Boğazı, yolculuk boyunca beni eğlendiren ve ilgimi çeken pek çok insan ve olay, Haliç’in manzarasında silinip, gittiler. Şimdi artık, onları anlatmak istesem, hafızamdan çok hayal gücümü çalıştırmam gerekecek. Ancak ilk sayfamın sıcacık ve canlı başlayabilmesi için, anlatmaya, seyahatin Marmara Denizi’nin ortasındaki son gecesinden ve geminin kaptanının bana ve arkadaşım Junk’a yaklaşıp, ellerini omuzlarıma koyarak, boğuk Sicilya aksanıyla ‘Baylar, yarın şafak sökerken, İstanbul’un ilk minarelerini göreceğiz…”
Kitap Detayları:
-
Kitap adıİstanbul
-
Kitap yazarıEdmondo De Amicis
-
ISBN9786054263196
-
YayıncıPEGASUS YAYINLARI
-
Yayın tarihi01.11.2009
-
Sayfa sayısı400 Sayfa