Hercai II: Meftun
Sümeyye Koç
2019
400 sayfa
~200 dk
Türkçe
Kitap Özeti
POPÜLER TELEVİZYON DİZİSİ HERCAİ’YE İLHAM VEREN ROMAN!
"Her geçmişin kırık bir sırrı vardı, Her sırrın da kanayan bir yarası..."
Yıkık dökük bir mazinin ortada bıraktığı yaralı bir adamla en az kendisi kadar yaralı olan bir kadının paramparça sevda hikâyesi bu. Hayallerini asmış bir kadının, yeniden düşlere tutunuş hikâyesi bu. Hercai bir adamın, meftuna dönüş hikâyesi bu…
Ne bir veda sözcüğü ne de haklı bir isyan. Hiçbir şey, onu sevmemeye yemin ettiği adamın karşısında güçlü tutamamıştı. Dudaklardan dökülen her serzeniş karşısında ördüğü duvarları biraz daha yıksa da, onu bir daha affetmeyeceğine dair büyük bir yemini vardı. Asla boyun eğmeyecekti, ihanetini unutmayacak, o adamı yeniden sevmeyecekti. Olmamıştı... Yeminlerini bozduran, karanlık bir gecede ellerinden tutan, onu düşüren adamdan başkası değildi.
Yaralıydı. Lakin o adam daha yaralıydı.
Seviyordu. Lakin o adam daha çok seviyordu.
“Dinle,” diyordu yürek yakan bakışlarını kuzguni harelere emanet ederken. “Dinle ki anla öldüğümü, seni öldürdüğümü sandığım her yerden! Sen sadece bir bıçaktın. Bense o bıçağın düşmanıma değil, kalbime saplanacağını hesaba katamayan bir zavallıydım...”
Hercai’m...
İlk ve son kez aldanmışlığım... İçime ateşler salanım...
Yürek sızım... Meftun’um... Kalemim elimde mürekkeple ölesiye savaşıyor, önümdeki kâğıt çaresiz, ona derdimi anlatmamı bekliyor... Oysa ben sana dert diyemeyecek kadar çok seviyorum seni. Uğraşma diyor satırlar, boşuna debelenme. Ne yazarsan yaz, ne karalarsan karala, faydasız...
Ona, kalbin gitti bir kere!
"Her geçmişin kırık bir sırrı vardı, Her sırrın da kanayan bir yarası..."
Yıkık dökük bir mazinin ortada bıraktığı yaralı bir adamla en az kendisi kadar yaralı olan bir kadının paramparça sevda hikâyesi bu. Hayallerini asmış bir kadının, yeniden düşlere tutunuş hikâyesi bu. Hercai bir adamın, meftuna dönüş hikâyesi bu…
Ne bir veda sözcüğü ne de haklı bir isyan. Hiçbir şey, onu sevmemeye yemin ettiği adamın karşısında güçlü tutamamıştı. Dudaklardan dökülen her serzeniş karşısında ördüğü duvarları biraz daha yıksa da, onu bir daha affetmeyeceğine dair büyük bir yemini vardı. Asla boyun eğmeyecekti, ihanetini unutmayacak, o adamı yeniden sevmeyecekti. Olmamıştı... Yeminlerini bozduran, karanlık bir gecede ellerinden tutan, onu düşüren adamdan başkası değildi.
Yaralıydı. Lakin o adam daha yaralıydı.
Seviyordu. Lakin o adam daha çok seviyordu.
“Dinle,” diyordu yürek yakan bakışlarını kuzguni harelere emanet ederken. “Dinle ki anla öldüğümü, seni öldürdüğümü sandığım her yerden! Sen sadece bir bıçaktın. Bense o bıçağın düşmanıma değil, kalbime saplanacağını hesaba katamayan bir zavallıydım...”
Hercai’m...
İlk ve son kez aldanmışlığım... İçime ateşler salanım...
Yürek sızım... Meftun’um... Kalemim elimde mürekkeple ölesiye savaşıyor, önümdeki kâğıt çaresiz, ona derdimi anlatmamı bekliyor... Oysa ben sana dert diyemeyecek kadar çok seviyorum seni. Uğraşma diyor satırlar, boşuna debelenme. Ne yazarsan yaz, ne karalarsan karala, faydasız...
Ona, kalbin gitti bir kere!
Kitap Detayları
Kitap adı
Hercai II: Meftun
Kitap yazarı
Sümeyye Koç
ISBN
9786051735603
Yayıncı
EPSİLON YAYINEVİ
Yayın tarihi
08.04.2019
Sayfa sayısı
400 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
0.00
(0 değerlendirme)
Hercai II: Meftun
Yazar
Sümeyye Koç
Kitap Özeti:
POPÜLER TELEVİZYON DİZİSİ HERCAİ’YE İLHAM VEREN ROMAN!
"Her geçmişin kırık bir sırrı vardı, Her sırrın da kanayan bir yarası..."
Yıkık dökük bir mazinin ortada bıraktığı yaralı bir adamla en az kendisi kadar yaralı olan bir kadının paramparça sevda hikâyesi bu. Hayallerini asmış bir kadının, yeniden düşlere tutunuş hikâyesi bu. Hercai bir adamın, meftuna dönüş hikâyesi bu…
Ne bir veda sözcüğü ne de haklı bir isyan. Hiçbir şey, onu sevmemeye yemin ettiği adamın karşısında güçlü tutamamıştı. Dudaklardan dökülen her serzeniş karşısında ördüğü duvarları biraz daha yıksa da, onu bir daha affetmeyeceğine dair büyük bir yemini vardı. Asla boyun eğmeyecekti, ihanetini unutmayacak, o adamı yeniden sevmeyecekti. Olmamıştı... Yeminlerini bozduran, karanlık bir gecede ellerinden tutan, onu düşüren adamdan başkası değildi.
Yaralıydı. Lakin o adam daha yaralıydı.
Seviyordu. Lakin o adam daha çok seviyordu.
“Dinle,” diyordu yürek yakan bakışlarını kuzguni harelere emanet ederken. “Dinle ki anla öldüğümü, seni öldürdüğümü sandığım her yerden! Sen sadece bir bıçaktın. Bense o bıçağın düşmanıma değil, kalbime saplanacağını hesaba katamayan bir zavallıydım...”
Hercai’m...
İlk ve son kez aldanmışlığım... İçime ateşler salanım...
Yürek sızım... Meftun’um... Kalemim elimde mürekkeple ölesiye savaşıyor, önümdeki kâğıt çaresiz, ona derdimi anlatmamı bekliyor... Oysa ben sana dert diyemeyecek kadar çok seviyorum seni. Uğraşma diyor satırlar, boşuna debelenme. Ne yazarsan yaz, ne karalarsan karala, faydasız...
Ona, kalbin gitti bir kere!
"Her geçmişin kırık bir sırrı vardı, Her sırrın da kanayan bir yarası..."
Yıkık dökük bir mazinin ortada bıraktığı yaralı bir adamla en az kendisi kadar yaralı olan bir kadının paramparça sevda hikâyesi bu. Hayallerini asmış bir kadının, yeniden düşlere tutunuş hikâyesi bu. Hercai bir adamın, meftuna dönüş hikâyesi bu…
Ne bir veda sözcüğü ne de haklı bir isyan. Hiçbir şey, onu sevmemeye yemin ettiği adamın karşısında güçlü tutamamıştı. Dudaklardan dökülen her serzeniş karşısında ördüğü duvarları biraz daha yıksa da, onu bir daha affetmeyeceğine dair büyük bir yemini vardı. Asla boyun eğmeyecekti, ihanetini unutmayacak, o adamı yeniden sevmeyecekti. Olmamıştı... Yeminlerini bozduran, karanlık bir gecede ellerinden tutan, onu düşüren adamdan başkası değildi.
Yaralıydı. Lakin o adam daha yaralıydı.
Seviyordu. Lakin o adam daha çok seviyordu.
“Dinle,” diyordu yürek yakan bakışlarını kuzguni harelere emanet ederken. “Dinle ki anla öldüğümü, seni öldürdüğümü sandığım her yerden! Sen sadece bir bıçaktın. Bense o bıçağın düşmanıma değil, kalbime saplanacağını hesaba katamayan bir zavallıydım...”
Hercai’m...
İlk ve son kez aldanmışlığım... İçime ateşler salanım...
Yürek sızım... Meftun’um... Kalemim elimde mürekkeple ölesiye savaşıyor, önümdeki kâğıt çaresiz, ona derdimi anlatmamı bekliyor... Oysa ben sana dert diyemeyecek kadar çok seviyorum seni. Uğraşma diyor satırlar, boşuna debelenme. Ne yazarsan yaz, ne karalarsan karala, faydasız...
Ona, kalbin gitti bir kere!
Kitap Detayları:
-
Kitap adıHercai II: Meftun
-
Kitap yazarıSümeyye Koç
-
ISBN9786051735603
-
YayıncıEPSİLON YAYINEVİ
-
Yayın tarihi08.04.2019
-
Sayfa sayısı400 Sayfa
- 1 kişi okumak istiyor
- 2 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu