Güzellik Hırsızları
Pascal Bruckner
2004
207 sayfa
~104 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: İnsanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı İsviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: İnsanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı İsviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
Kitap Detayları
Kitap adı
Güzellik Hırsızları
Kitap yazarı
Pascal Bruckner
ISBN
9789755393940
Yayıncı
AYRINTI YAYINLARI
Yayın tarihi
28.01.2004
Sayfa sayısı
207 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Güzellik Hırsızları
Yazar
Pascal Bruckner
Kitap Özeti:
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: İnsanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı İsviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: İnsanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı İsviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
Kitap Detayları:
-
Kitap adıGüzellik Hırsızları
-
Kitap yazarıPascal Bruckner
-
ISBN9789755393940
-
YayıncıAYRINTI YAYINLARI
-
Yayın tarihi28.01.2004
-
Sayfa sayısı207 Sayfa