Geyikli Park
Sunay Akin
2013
264 sayfa
~132 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Falih Rıfkı Atay’ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz:
“Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale’ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik.”
Oysa Çanakkale’yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 Temmuz 1915’te Sirkeci’den trenle yola koyulur. Davete, aralarında İbrahim Çallı, Enis Behiç, Hamdullah Suphi, Ömer Seyfettin, İbrahim Alaattin, Nazmi Ziya ve Mehmet Emin’in de olduğu on yedi kişi katılır. “Heyet-i Edebiye” olarak anılan grup, bir İngiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen Namık Kemal’in Bolayır’daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.
Davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı Çanakkale Savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. Ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. Tevfik Fikret, başucunda duran Çanakkale’deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…
Ve Sunay Akın, Çanakkale’den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. Hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, Geyikli Park subaya geç kalmış bir özürdür adeta.
“Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale’ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik.”
Oysa Çanakkale’yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 Temmuz 1915’te Sirkeci’den trenle yola koyulur. Davete, aralarında İbrahim Çallı, Enis Behiç, Hamdullah Suphi, Ömer Seyfettin, İbrahim Alaattin, Nazmi Ziya ve Mehmet Emin’in de olduğu on yedi kişi katılır. “Heyet-i Edebiye” olarak anılan grup, bir İngiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen Namık Kemal’in Bolayır’daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.
Davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı Çanakkale Savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. Ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. Tevfik Fikret, başucunda duran Çanakkale’deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…
Ve Sunay Akın, Çanakkale’den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. Hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, Geyikli Park subaya geç kalmış bir özürdür adeta.
Kitap Detayları
Kitap adı
Geyikli Park
Kitap yazarı
Sunay Akin
ISBN
9786053609957
Yayıncı
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Yayın tarihi
01.11.2013
Sayfa sayısı
264 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Geyikli Park
Yazar
Sunay Akin
Kitap Özeti:
Falih Rıfkı Atay’ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz:
“Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale’ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik.”
Oysa Çanakkale’yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 Temmuz 1915’te Sirkeci’den trenle yola koyulur. Davete, aralarında İbrahim Çallı, Enis Behiç, Hamdullah Suphi, Ömer Seyfettin, İbrahim Alaattin, Nazmi Ziya ve Mehmet Emin’in de olduğu on yedi kişi katılır. “Heyet-i Edebiye” olarak anılan grup, bir İngiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen Namık Kemal’in Bolayır’daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.
Davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı Çanakkale Savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. Ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. Tevfik Fikret, başucunda duran Çanakkale’deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…
Ve Sunay Akın, Çanakkale’den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. Hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, Geyikli Park subaya geç kalmış bir özürdür adeta.
“Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale’ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik.”
Oysa Çanakkale’yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 Temmuz 1915’te Sirkeci’den trenle yola koyulur. Davete, aralarında İbrahim Çallı, Enis Behiç, Hamdullah Suphi, Ömer Seyfettin, İbrahim Alaattin, Nazmi Ziya ve Mehmet Emin’in de olduğu on yedi kişi katılır. “Heyet-i Edebiye” olarak anılan grup, bir İngiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen Namık Kemal’in Bolayır’daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.
Davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı Çanakkale Savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. Ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. Tevfik Fikret, başucunda duran Çanakkale’deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…
Ve Sunay Akın, Çanakkale’den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. Hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, Geyikli Park subaya geç kalmış bir özürdür adeta.
Kitap Detayları:
-
Kitap adıGeyikli Park
-
Kitap yazarıSunay Akin
-
ISBN9786053609957
-
YayıncıTÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
-
Yayın tarihi01.11.2013
-
Sayfa sayısı264 Sayfa