E-kitap
Atatürk'ün Sofrası
Yazar: Oğuz Akay
Kitap Özeti:
Bugüne kadar yeryüzünde sayısız sofralar kurulup dağılmıştır; bugünden sonra da kurulup dağılacak bir hayli sofra vardır. Biz bunların içinde, edebiyat tarihine mal olmuş Cemşid’in sofrasıyla felsefe tarihine geçmiş Eflatun’un sofrasını biliyoruz. Öteki sofralardan, onlarda ne yenilip içildiğinden haberimiz yok. Ancak hepsinin üstünde bir şöhret taşıyan Gazi’nin sofrasını tanıyoruz ki ifade ettiği geniş mana bakımından millî ve umumî tarihte yer alsa değer.
Gazi’nin sofrası, Harbiye Mektebi’nden muvakkat kabrine kadar, mesleki ve siyasi hayatı boyunca sayısız davetlere, sayısız mevzu ve meseleye bir imaret gibi açıktı. Yıllarca devam eden bir sofrada elbette nefis içkiler ve müstesna yemekler bulunur; fakat biz, Gazi’nin sofrasında yer almış bahtiyarların ağzından: “Dün akşam öyle bir su böreği vardı ki... Hele hurma tatlısı ağzımızda dağılıyordu!” gibi alelade davetlerin hatırası olan alelade sözleri işitmiş değiliz.
O sofrada, herhâlde, içkilerin nefasetini ve yemeklerin lezzetini mağlup eden bambaşka bir iksirin varlığına şüphe yoktur. Onun sofrasından ayrılanların dilinde iyi pişmiş bir yemek bakiyesi değil, gönlünde hararetli bir sohbetin devamı yaşardı; ve o sofraya koşanlar mideleriyle değil, dimağlarıyla ziyarete iştirak ederlerdi.
Onun sofrasında geçmiş hadise ve mevzuları, imkân nispetinde, bir araya toplayabilecek olan röportaj muharriri, öyle ümit ediyoruz ki en canlı bir istiklal ve inkılap tarihini vücuda getirmiş olacaktır.
Faruk Nafiz Çamlıbel
Gazi’nin sofrası, Harbiye Mektebi’nden muvakkat kabrine kadar, mesleki ve siyasi hayatı boyunca sayısız davetlere, sayısız mevzu ve meseleye bir imaret gibi açıktı. Yıllarca devam eden bir sofrada elbette nefis içkiler ve müstesna yemekler bulunur; fakat biz, Gazi’nin sofrasında yer almış bahtiyarların ağzından: “Dün akşam öyle bir su böreği vardı ki... Hele hurma tatlısı ağzımızda dağılıyordu!” gibi alelade davetlerin hatırası olan alelade sözleri işitmiş değiliz.
O sofrada, herhâlde, içkilerin nefasetini ve yemeklerin lezzetini mağlup eden bambaşka bir iksirin varlığına şüphe yoktur. Onun sofrasından ayrılanların dilinde iyi pişmiş bir yemek bakiyesi değil, gönlünde hararetli bir sohbetin devamı yaşardı; ve o sofraya koşanlar mideleriyle değil, dimağlarıyla ziyarete iştirak ederlerdi.
Onun sofrasında geçmiş hadise ve mevzuları, imkân nispetinde, bir araya toplayabilecek olan röportaj muharriri, öyle ümit ediyoruz ki en canlı bir istiklal ve inkılap tarihini vücuda getirmiş olacaktır.
Faruk Nafiz Çamlıbel
Kitap Detayları:
-
Kitap adıAtatürk'ün Sofrası
-
Kitap yazarıOğuz Akay
-
ISBN9799756237549
-
YayıncıTruva Yayınları
-
Yayın tarihi2005
-
Sayfa sayısı236 Sayfa
- 0 kişi okumak istiyor
- 1 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu