Algı Kapıları - Cennet ve Cehennem
Aldous Huxley
1995
150 sayfa
~75 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Hem edebiyata hem de felsefeye büyük katkılar sağlayan, başta
Cesur Yeni Dünya, Algı Kapıları, Ada ve Loudun Şeytanları
olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil, çağdaşlarını da derinden etkileyen, dönemin en ünlü entelektüellerinden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Kâhin şair William Blake’in dizelerinden esinle kaleme aldığı 1954’teki
Algı Kapıları ve 1956’daki Cennet ve Cehennem metinleri, popüler kültüre de nakşolmuş, insanın algıları ve mistisizm yoluyla gerçekleştirdiği düşünsel seyahatlerini barındırır.
Meskalin deneyiyle başlayan ilk metin, zihnin algıları ile gerçeklik arasındaki farkları ortaya koyarken sanat, bilinç, psikoloji ve spiritüel deneyimler üzerine eğilir. İkinci metin ise, mistik deneyimin ve iç huzurun erişilebilir olduğu cennet hâliyle, insanın kendi zihninin karanlığında kaybolma tehlikesini barındırdığı cehennem hâlini karşı kefelere koyar. Sanat, tarih, felsefe ve psikoloji Huxley’nin iradesinde kapıları açıp kapayan anahtarlara dönüşür.
Dünyayı mağarasının dar çatlaklarından görmekten vazgeçmek için algı kapılarını açmaya niyetlenenlere, karşıt kültürün minör düşünsel başyapıtı...
“Ömrü boyunca Huxley insan bilincinin gizemini anlama ihtiyacıyla hareket etmiş; hatta bu arayış kendisini Hıristiyan gizemciliğinden Uzakdoğu’nun inançlarına ve California’nın sahte inanışlarına kadar sürüklemiş. Gerek kendi çağında gerek bizimkinde edebi bir aydın için alışıldık olmayan biçimde, Huxley bilimle de derinden ilgilenmiş; işte asıl yapıtı da din, sanat ve bilim arasındaki sınır bölgesinde yer alır.
Algı Kapıları tam da bu manyetik alanın merkezindedir.” –J. G. BALLARD
“Kısa ve öz, düşündürücü, bilgece, en önemlisi de insancıl bir başyapıt.” – SUNDAY TIMES
Cesur Yeni Dünya, Algı Kapıları, Ada ve Loudun Şeytanları
olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil, çağdaşlarını da derinden etkileyen, dönemin en ünlü entelektüellerinden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Kâhin şair William Blake’in dizelerinden esinle kaleme aldığı 1954’teki
Algı Kapıları ve 1956’daki Cennet ve Cehennem metinleri, popüler kültüre de nakşolmuş, insanın algıları ve mistisizm yoluyla gerçekleştirdiği düşünsel seyahatlerini barındırır.
Meskalin deneyiyle başlayan ilk metin, zihnin algıları ile gerçeklik arasındaki farkları ortaya koyarken sanat, bilinç, psikoloji ve spiritüel deneyimler üzerine eğilir. İkinci metin ise, mistik deneyimin ve iç huzurun erişilebilir olduğu cennet hâliyle, insanın kendi zihninin karanlığında kaybolma tehlikesini barındırdığı cehennem hâlini karşı kefelere koyar. Sanat, tarih, felsefe ve psikoloji Huxley’nin iradesinde kapıları açıp kapayan anahtarlara dönüşür.
Dünyayı mağarasının dar çatlaklarından görmekten vazgeçmek için algı kapılarını açmaya niyetlenenlere, karşıt kültürün minör düşünsel başyapıtı...
“Ömrü boyunca Huxley insan bilincinin gizemini anlama ihtiyacıyla hareket etmiş; hatta bu arayış kendisini Hıristiyan gizemciliğinden Uzakdoğu’nun inançlarına ve California’nın sahte inanışlarına kadar sürüklemiş. Gerek kendi çağında gerek bizimkinde edebi bir aydın için alışıldık olmayan biçimde, Huxley bilimle de derinden ilgilenmiş; işte asıl yapıtı da din, sanat ve bilim arasındaki sınır bölgesinde yer alır.
Algı Kapıları tam da bu manyetik alanın merkezindedir.” –J. G. BALLARD
“Kısa ve öz, düşündürücü, bilgece, en önemlisi de insancıl bir başyapıt.” – SUNDAY TIMES
Kitap Detayları
Kitap adı
Algı Kapıları - Cennet ve Cehennem
Kitap yazarı
Aldous Huxley
ISBN
9789755331058
Yayıncı
İmge Kitabevi
Yayın tarihi
1995
Sayfa sayısı
150 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Algı Kapıları - Cennet ve Cehennem
Yazar
Aldous Huxley
Kitap Özeti:
Hem edebiyata hem de felsefeye büyük katkılar sağlayan, başta
Cesur Yeni Dünya, Algı Kapıları, Ada ve Loudun Şeytanları
olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil, çağdaşlarını da derinden etkileyen, dönemin en ünlü entelektüellerinden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Kâhin şair William Blake’in dizelerinden esinle kaleme aldığı 1954’teki
Algı Kapıları ve 1956’daki Cennet ve Cehennem metinleri, popüler kültüre de nakşolmuş, insanın algıları ve mistisizm yoluyla gerçekleştirdiği düşünsel seyahatlerini barındırır.
Meskalin deneyiyle başlayan ilk metin, zihnin algıları ile gerçeklik arasındaki farkları ortaya koyarken sanat, bilinç, psikoloji ve spiritüel deneyimler üzerine eğilir. İkinci metin ise, mistik deneyimin ve iç huzurun erişilebilir olduğu cennet hâliyle, insanın kendi zihninin karanlığında kaybolma tehlikesini barındırdığı cehennem hâlini karşı kefelere koyar. Sanat, tarih, felsefe ve psikoloji Huxley’nin iradesinde kapıları açıp kapayan anahtarlara dönüşür.
Dünyayı mağarasının dar çatlaklarından görmekten vazgeçmek için algı kapılarını açmaya niyetlenenlere, karşıt kültürün minör düşünsel başyapıtı...
“Ömrü boyunca Huxley insan bilincinin gizemini anlama ihtiyacıyla hareket etmiş; hatta bu arayış kendisini Hıristiyan gizemciliğinden Uzakdoğu’nun inançlarına ve California’nın sahte inanışlarına kadar sürüklemiş. Gerek kendi çağında gerek bizimkinde edebi bir aydın için alışıldık olmayan biçimde, Huxley bilimle de derinden ilgilenmiş; işte asıl yapıtı da din, sanat ve bilim arasındaki sınır bölgesinde yer alır.
Algı Kapıları tam da bu manyetik alanın merkezindedir.” –J. G. BALLARD
“Kısa ve öz, düşündürücü, bilgece, en önemlisi de insancıl bir başyapıt.” – SUNDAY TIMES
Cesur Yeni Dünya, Algı Kapıları, Ada ve Loudun Şeytanları
olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil, çağdaşlarını da derinden etkileyen, dönemin en ünlü entelektüellerinden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Kâhin şair William Blake’in dizelerinden esinle kaleme aldığı 1954’teki
Algı Kapıları ve 1956’daki Cennet ve Cehennem metinleri, popüler kültüre de nakşolmuş, insanın algıları ve mistisizm yoluyla gerçekleştirdiği düşünsel seyahatlerini barındırır.
Meskalin deneyiyle başlayan ilk metin, zihnin algıları ile gerçeklik arasındaki farkları ortaya koyarken sanat, bilinç, psikoloji ve spiritüel deneyimler üzerine eğilir. İkinci metin ise, mistik deneyimin ve iç huzurun erişilebilir olduğu cennet hâliyle, insanın kendi zihninin karanlığında kaybolma tehlikesini barındırdığı cehennem hâlini karşı kefelere koyar. Sanat, tarih, felsefe ve psikoloji Huxley’nin iradesinde kapıları açıp kapayan anahtarlara dönüşür.
Dünyayı mağarasının dar çatlaklarından görmekten vazgeçmek için algı kapılarını açmaya niyetlenenlere, karşıt kültürün minör düşünsel başyapıtı...
“Ömrü boyunca Huxley insan bilincinin gizemini anlama ihtiyacıyla hareket etmiş; hatta bu arayış kendisini Hıristiyan gizemciliğinden Uzakdoğu’nun inançlarına ve California’nın sahte inanışlarına kadar sürüklemiş. Gerek kendi çağında gerek bizimkinde edebi bir aydın için alışıldık olmayan biçimde, Huxley bilimle de derinden ilgilenmiş; işte asıl yapıtı da din, sanat ve bilim arasındaki sınır bölgesinde yer alır.
Algı Kapıları tam da bu manyetik alanın merkezindedir.” –J. G. BALLARD
“Kısa ve öz, düşündürücü, bilgece, en önemlisi de insancıl bir başyapıt.” – SUNDAY TIMES
Kitap Detayları:
-
Kitap adıAlgı Kapıları - Cennet ve Cehennem
-
Kitap yazarıAldous Huxley
-
ISBN9789755331058
-
Yayıncıİmge Kitabevi
-
Yayın tarihi1995
-
Sayfa sayısı150 Sayfa