Aklın Tutulması ve Geri Dönüşü
Martin Jay
Türkçe
Kitap Özeti
Martin Jay, bu kitabında, iki bin yıllık düşünce tarihi boyunca “akıl” kavramı etrafında dönen tartışmalara, kavramın iç içe geçseler de birbiriyle tam olarak uyuşmayan anlamlarına ve aklın krize girdiği, eleştirildiği, savunulduğu dönemlere odaklanıyor.
Antik Yunanlardan Kant, Hegel ve Marx’a uzanan Batılı kanonun konuya değgin yaklaşımlarını serimleyen yazar, aklın uğradığı tutulmanın ardından Frankfurt Okulu’nun önde gelen kuramcılarının—Horkheimer, Marcuse, Adorno ve özellikle Habermas’ın—hayata geçirilebilir bir akıl kavramını ayakta tutma arayışlarını etraflıca ele alıyor. Bu okulun ilk kuşak kuramcıları, modern dünyada aklın zayıflaması ve salt araçsal bir rasyonelliğe dönüşmesi karşısında umutsuzluğa kapılmışlardır: Akıl gündelik yaşamda önemli bir yere sahip olan değerlerden ve normlardan koparak bir hesaplama tekniğine dönüştükçe, alınan kararlarda titiz bir düşünme etkinliği değil duygular ve arzular belirleyici olmaktadır—yirminci yüzyılda faşist hareketlerin benimsediği bir düşünme biçimidir bu.
Aynı anda hem felsefi bir kavram, hem bir eleştiri zemini, hem de insan özgürleşiminin bir normu olarak savunulabilecek daha sağlıklı bir akıl düşüncesi tasavvur edilebilir mi? Martin Jay, ikinci kuşak Frankfurt Okulu kuramcısı Habermas’ın bu soruya cevap olarak önerdiği iletişimsel rasyonellik kavramını inceliyor, düşünürün konuyla ilgili çalışmalarına yönelik olumlu ve olumsuz görüşleri ayrıntılı bir biçimde tartışıyor
Antik Yunanlardan Kant, Hegel ve Marx’a uzanan Batılı kanonun konuya değgin yaklaşımlarını serimleyen yazar, aklın uğradığı tutulmanın ardından Frankfurt Okulu’nun önde gelen kuramcılarının—Horkheimer, Marcuse, Adorno ve özellikle Habermas’ın—hayata geçirilebilir bir akıl kavramını ayakta tutma arayışlarını etraflıca ele alıyor. Bu okulun ilk kuşak kuramcıları, modern dünyada aklın zayıflaması ve salt araçsal bir rasyonelliğe dönüşmesi karşısında umutsuzluğa kapılmışlardır: Akıl gündelik yaşamda önemli bir yere sahip olan değerlerden ve normlardan koparak bir hesaplama tekniğine dönüştükçe, alınan kararlarda titiz bir düşünme etkinliği değil duygular ve arzular belirleyici olmaktadır—yirminci yüzyılda faşist hareketlerin benimsediği bir düşünme biçimidir bu.
Aynı anda hem felsefi bir kavram, hem bir eleştiri zemini, hem de insan özgürleşiminin bir normu olarak savunulabilecek daha sağlıklı bir akıl düşüncesi tasavvur edilebilir mi? Martin Jay, ikinci kuşak Frankfurt Okulu kuramcısı Habermas’ın bu soruya cevap olarak önerdiği iletişimsel rasyonellik kavramını inceliyor, düşünürün konuyla ilgili çalışmalarına yönelik olumlu ve olumsuz görüşleri ayrıntılı bir biçimde tartışıyor
Kitap Detayları
Kitap adı
Aklın Tutulması ve Geri Dönüşü
Kitap yazarı
Martin Jay
ISBN
9786256742307
Yayıncı
—
Yayın tarihi
—
Sayfa sayısı
—
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Aklın Tutulması ve Geri Dönüşü
Yazar
Martin Jay
Kitap Özeti:
Martin Jay, bu kitabında, iki bin yıllık düşünce tarihi boyunca “akıl” kavramı etrafında dönen tartışmalara, kavramın iç içe geçseler de birbiriyle tam olarak uyuşmayan anlamlarına ve aklın krize girdiği, eleştirildiği, savunulduğu dönemlere odaklanıyor.
Antik Yunanlardan Kant, Hegel ve Marx’a uzanan Batılı kanonun konuya değgin yaklaşımlarını serimleyen yazar, aklın uğradığı tutulmanın ardından Frankfurt Okulu’nun önde gelen kuramcılarının—Horkheimer, Marcuse, Adorno ve özellikle Habermas’ın—hayata geçirilebilir bir akıl kavramını ayakta tutma arayışlarını etraflıca ele alıyor. Bu okulun ilk kuşak kuramcıları, modern dünyada aklın zayıflaması ve salt araçsal bir rasyonelliğe dönüşmesi karşısında umutsuzluğa kapılmışlardır: Akıl gündelik yaşamda önemli bir yere sahip olan değerlerden ve normlardan koparak bir hesaplama tekniğine dönüştükçe, alınan kararlarda titiz bir düşünme etkinliği değil duygular ve arzular belirleyici olmaktadır—yirminci yüzyılda faşist hareketlerin benimsediği bir düşünme biçimidir bu.
Aynı anda hem felsefi bir kavram, hem bir eleştiri zemini, hem de insan özgürleşiminin bir normu olarak savunulabilecek daha sağlıklı bir akıl düşüncesi tasavvur edilebilir mi? Martin Jay, ikinci kuşak Frankfurt Okulu kuramcısı Habermas’ın bu soruya cevap olarak önerdiği iletişimsel rasyonellik kavramını inceliyor, düşünürün konuyla ilgili çalışmalarına yönelik olumlu ve olumsuz görüşleri ayrıntılı bir biçimde tartışıyor
Antik Yunanlardan Kant, Hegel ve Marx’a uzanan Batılı kanonun konuya değgin yaklaşımlarını serimleyen yazar, aklın uğradığı tutulmanın ardından Frankfurt Okulu’nun önde gelen kuramcılarının—Horkheimer, Marcuse, Adorno ve özellikle Habermas’ın—hayata geçirilebilir bir akıl kavramını ayakta tutma arayışlarını etraflıca ele alıyor. Bu okulun ilk kuşak kuramcıları, modern dünyada aklın zayıflaması ve salt araçsal bir rasyonelliğe dönüşmesi karşısında umutsuzluğa kapılmışlardır: Akıl gündelik yaşamda önemli bir yere sahip olan değerlerden ve normlardan koparak bir hesaplama tekniğine dönüştükçe, alınan kararlarda titiz bir düşünme etkinliği değil duygular ve arzular belirleyici olmaktadır—yirminci yüzyılda faşist hareketlerin benimsediği bir düşünme biçimidir bu.
Aynı anda hem felsefi bir kavram, hem bir eleştiri zemini, hem de insan özgürleşiminin bir normu olarak savunulabilecek daha sağlıklı bir akıl düşüncesi tasavvur edilebilir mi? Martin Jay, ikinci kuşak Frankfurt Okulu kuramcısı Habermas’ın bu soruya cevap olarak önerdiği iletişimsel rasyonellik kavramını inceliyor, düşünürün konuyla ilgili çalışmalarına yönelik olumlu ve olumsuz görüşleri ayrıntılı bir biçimde tartışıyor
Kitap Detayları:
-
Kitap adıAklın Tutulması ve Geri Dönüşü
-
Kitap yazarıMartin Jay
-
ISBN9786256742307