E-kitap
100 Soruda Başlangıçtan Bugüne Türk Basın Tarihi
Yazar: Hıfzı Topuz
Kitap Özeti:
100 Soruda Türk Basın Tarihi’ni ilk kez 1970 başlarında yazmıştım. O zamandan bu yana çok şey değişti. Boğaz köprülerinin altından çok sular aktı.
O yıllarda ne “iletişim” sözcüğü vardı ne de “medya”. Bilgisayar henüz gazetelere girmemişti; haberler faksla iletilmiyordu. Videoyu daha keşfetmemiştik. İnsanlar televizyon ekranlarının tutsağı olmamıştı. Basın, güvenilirliğini ve inandırıcılığını bu ölçüde yitirmemişti. Gazetecilerin saygınlığı vardı; olaylar bu kadar saptırılmıyordu. İşkence teknikleri bugünkü kadar gelişmemişti.
En yüksek gazete tirajı 600 bindi. Düşünce gazetelerinin 100-150 bin bastığı yıllardaydık. İkitelli’nin adı bile yoktu; belki de oralarda koyun ve sığır sürüleri dolaşıyordu. Medya holdingleri kurulmamıştı. Aydın Doğan henüz Koç Grubu’nun otomotiv bölümünde bayilik yapıyordu. Dinç Bilgin İzmir’de yerel bir gazetenin başındaydı. Enver Ören’in basın dünyasında adı bile duyulmamıştı.
Türkiye’de televizyon sayısı henüz 100 bin bile değildi. Gazeteler reklam gelirlerini televizyona kaptırmamışlardı.
Ya gazeteciler?
Demokrat Parti döneminde gazeteciler onurlu bir savaş vermişler ve hemen hemen hepsi cezaevlerine girip çıkmıştı; ama kimse işkence görmemiş, öldürülmemişti.
Her şey 12 Mart 1971 ile başladı. İşkenceciler, kontrgerilla merkezlerinde eğitim gördüler. Tüm baskı örgütünün başında tek isim yer alıyordu: General Faik Türün. Önce dört gazete kapatıldı, sonra devrimci dergiler... Daha sonra profesörler, gazeteciler, sendika yöneticileri ve TİP üyeleri gözaltına alındı.
Ardından Anayasa değiştirildi. Birbirinden güçsüz ve yeteneksiz başbakanlar ülkeyi yönetti o yıllarda. Bedrettin Cömert, Abdi İpekçi, Doğan Öz, Ümit Doğanay, İsmail Gerçeköz ve Nihat Erim kurşunlanarak öldürüldü. Server Tanilli ise ölümden kıl payı kurtularak sakat kaldı...
O yıllarda ne “iletişim” sözcüğü vardı ne de “medya”. Bilgisayar henüz gazetelere girmemişti; haberler faksla iletilmiyordu. Videoyu daha keşfetmemiştik. İnsanlar televizyon ekranlarının tutsağı olmamıştı. Basın, güvenilirliğini ve inandırıcılığını bu ölçüde yitirmemişti. Gazetecilerin saygınlığı vardı; olaylar bu kadar saptırılmıyordu. İşkence teknikleri bugünkü kadar gelişmemişti.
En yüksek gazete tirajı 600 bindi. Düşünce gazetelerinin 100-150 bin bastığı yıllardaydık. İkitelli’nin adı bile yoktu; belki de oralarda koyun ve sığır sürüleri dolaşıyordu. Medya holdingleri kurulmamıştı. Aydın Doğan henüz Koç Grubu’nun otomotiv bölümünde bayilik yapıyordu. Dinç Bilgin İzmir’de yerel bir gazetenin başındaydı. Enver Ören’in basın dünyasında adı bile duyulmamıştı.
Türkiye’de televizyon sayısı henüz 100 bin bile değildi. Gazeteler reklam gelirlerini televizyona kaptırmamışlardı.
Ya gazeteciler?
Demokrat Parti döneminde gazeteciler onurlu bir savaş vermişler ve hemen hemen hepsi cezaevlerine girip çıkmıştı; ama kimse işkence görmemiş, öldürülmemişti.
Her şey 12 Mart 1971 ile başladı. İşkenceciler, kontrgerilla merkezlerinde eğitim gördüler. Tüm baskı örgütünün başında tek isim yer alıyordu: General Faik Türün. Önce dört gazete kapatıldı, sonra devrimci dergiler... Daha sonra profesörler, gazeteciler, sendika yöneticileri ve TİP üyeleri gözaltına alındı.
Ardından Anayasa değiştirildi. Birbirinden güçsüz ve yeteneksiz başbakanlar ülkeyi yönetti o yıllarda. Bedrettin Cömert, Abdi İpekçi, Doğan Öz, Ümit Doğanay, İsmail Gerçeköz ve Nihat Erim kurşunlanarak öldürüldü. Server Tanilli ise ölümden kıl payı kurtularak sakat kaldı...
Kitap Detayları:
-
Kitap adı
100 Soruda Başlangıçtan Bugüne Türk Basın Tarihi -
Kitap yazarı
Hıfzı Topuz -
ISBN
9757551236 -
Yayıncı
Gerçek Yayınevi -
Yayın tarihi
1996 -
Sayfa sayısı
232 Sayfa -
Okuma süresi
116 Dakika -
Dil
Türkçe
- 0 kişi okumak istiyor
- 1 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu