Sevgi Soysal ile Son Röportaj Atilla Birkiye
Atilla Birkiye
150 sayfa
~125 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Sevgi Soysal ile Son Röportaj adlı son romanında Atilla Birkiye, roman ve hikayeleriyle modern klasikler arasına girmiş Sevgi Soysal’ın son günlerine ilişkin bir tanıklığı konu edinirken dönemin edebiyat ortamından da bir kesit veriyor.
Sevgi Soysal’ın yapıtlarına hayran olan genç bir yazar adayının geleceğe ilişkin tasarılarını, kırılganlıklarını, yazma–okuma ve edebiyat ortamında bulunma coşkusunu, daha sonraki bir zaman diliminde belleğin açılmasıyla okuyoruz.
Yazar, nesnel gerçeklik ile kurmaca arasındaki sınırın belirsizliğinin altını çizerek, gerçek kişilere, gerçek olaylara da gönderme yapıyor. Dolayısıyla bir romanda “gerçek nerede bitiyor, kurmaca nerede başlıyor” sorusunu da gündeme getiriyor.
“Gözlerinin içi gülüyordu. Konuştuklarımızın çoğunu hatırlıyorum, heyecanlıydım, başlangıçta telefondaki gibi saçma sapan sözler söyledim, aslında ona olan övgülerdi, gençlik coşkusu, tutkusuydu, çok da haksız sayılmazdım ya, yumuşak sesi ama sanki insanın kafasına vurmadan da öğreten sesi beni sakinleştirdi, çok kısa bir süre sonra kendimi evimde duyumsamaya başlamıştım, sanki yıllardır tanıdığım biriydi, yakınımdı, dostluğunu ve şevkatini esirgemeyen anaç bir büyüğümdü, kadındı ama, fotoğraflardakinden daha hoş ve güzeldi. Aslında baştan aşağıya güzeldi.”
Sevgi Soysal’ın yapıtlarına hayran olan genç bir yazar adayının geleceğe ilişkin tasarılarını, kırılganlıklarını, yazma–okuma ve edebiyat ortamında bulunma coşkusunu, daha sonraki bir zaman diliminde belleğin açılmasıyla okuyoruz.
Yazar, nesnel gerçeklik ile kurmaca arasındaki sınırın belirsizliğinin altını çizerek, gerçek kişilere, gerçek olaylara da gönderme yapıyor. Dolayısıyla bir romanda “gerçek nerede bitiyor, kurmaca nerede başlıyor” sorusunu da gündeme getiriyor.
“Gözlerinin içi gülüyordu. Konuştuklarımızın çoğunu hatırlıyorum, heyecanlıydım, başlangıçta telefondaki gibi saçma sapan sözler söyledim, aslında ona olan övgülerdi, gençlik coşkusu, tutkusuydu, çok da haksız sayılmazdım ya, yumuşak sesi ama sanki insanın kafasına vurmadan da öğreten sesi beni sakinleştirdi, çok kısa bir süre sonra kendimi evimde duyumsamaya başlamıştım, sanki yıllardır tanıdığım biriydi, yakınımdı, dostluğunu ve şevkatini esirgemeyen anaç bir büyüğümdü, kadındı ama, fotoğraflardakinden daha hoş ve güzeldi. Aslında baştan aşağıya güzeldi.”
Kitap Detayları
Kitap adı
Sevgi Soysal ile Son Röportaj Atilla Birkiye
Kitap yazarı
Atilla Birkiye
ISBN
9789750408120
Yayıncı
Literatür Yayıncılık
Yayın tarihi
—
Sayfa sayısı
150 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Sevgi Soysal ile Son Röportaj Atilla Birkiye
Yazar
Atilla Birkiye
Kitap Özeti:
Sevgi Soysal ile Son Röportaj adlı son romanında Atilla Birkiye, roman ve hikayeleriyle modern klasikler arasına girmiş Sevgi Soysal’ın son günlerine ilişkin bir tanıklığı konu edinirken dönemin edebiyat ortamından da bir kesit veriyor.
Sevgi Soysal’ın yapıtlarına hayran olan genç bir yazar adayının geleceğe ilişkin tasarılarını, kırılganlıklarını, yazma–okuma ve edebiyat ortamında bulunma coşkusunu, daha sonraki bir zaman diliminde belleğin açılmasıyla okuyoruz.
Yazar, nesnel gerçeklik ile kurmaca arasındaki sınırın belirsizliğinin altını çizerek, gerçek kişilere, gerçek olaylara da gönderme yapıyor. Dolayısıyla bir romanda “gerçek nerede bitiyor, kurmaca nerede başlıyor” sorusunu da gündeme getiriyor.
“Gözlerinin içi gülüyordu. Konuştuklarımızın çoğunu hatırlıyorum, heyecanlıydım, başlangıçta telefondaki gibi saçma sapan sözler söyledim, aslında ona olan övgülerdi, gençlik coşkusu, tutkusuydu, çok da haksız sayılmazdım ya, yumuşak sesi ama sanki insanın kafasına vurmadan da öğreten sesi beni sakinleştirdi, çok kısa bir süre sonra kendimi evimde duyumsamaya başlamıştım, sanki yıllardır tanıdığım biriydi, yakınımdı, dostluğunu ve şevkatini esirgemeyen anaç bir büyüğümdü, kadındı ama, fotoğraflardakinden daha hoş ve güzeldi. Aslında baştan aşağıya güzeldi.”
Sevgi Soysal’ın yapıtlarına hayran olan genç bir yazar adayının geleceğe ilişkin tasarılarını, kırılganlıklarını, yazma–okuma ve edebiyat ortamında bulunma coşkusunu, daha sonraki bir zaman diliminde belleğin açılmasıyla okuyoruz.
Yazar, nesnel gerçeklik ile kurmaca arasındaki sınırın belirsizliğinin altını çizerek, gerçek kişilere, gerçek olaylara da gönderme yapıyor. Dolayısıyla bir romanda “gerçek nerede bitiyor, kurmaca nerede başlıyor” sorusunu da gündeme getiriyor.
“Gözlerinin içi gülüyordu. Konuştuklarımızın çoğunu hatırlıyorum, heyecanlıydım, başlangıçta telefondaki gibi saçma sapan sözler söyledim, aslında ona olan övgülerdi, gençlik coşkusu, tutkusuydu, çok da haksız sayılmazdım ya, yumuşak sesi ama sanki insanın kafasına vurmadan da öğreten sesi beni sakinleştirdi, çok kısa bir süre sonra kendimi evimde duyumsamaya başlamıştım, sanki yıllardır tanıdığım biriydi, yakınımdı, dostluğunu ve şevkatini esirgemeyen anaç bir büyüğümdü, kadındı ama, fotoğraflardakinden daha hoş ve güzeldi. Aslında baştan aşağıya güzeldi.”
Kitap Detayları:
-
Kitap adıSevgi Soysal ile Son Röportaj Atilla Birkiye
-
Kitap yazarıAtilla Birkiye
-
ISBN9789750408120
-
YayıncıLiteratür Yayıncılık
-
Sayfa sayısı150 Sayfa