Müjdelenen Komutan Fatih Sultan Mehmed Han
Mustafa Şahin
2012
360 sayfa
~180 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Tarih: 30 Mart 1432 Pazar…
Yer: Edirne, Saray-ı Âmire…
Sarayın koridorları, seher vaktinde tatlı bir telaş yaşıyor…
Asırlar öncesinden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in müjdelediği müstakbel komutan, İstanbul Fatih’i Şehzade Mehmed, dünyaya teşrif etmişti. Kim bilir bu doğuma İstanbul, II. Murad ve Hüma Hatun’dan daha çok sevinmişti? Ama vuslat için 21 yıl daha beklemesi gerekecekti.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in; “Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Onu fetheden komutan, ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.” Hadis-i Şerif’indeki müjdeye mazhar olmak için İslam komutanları, âdeta birbirleriyle yarış etmişlerdi.
Kim bilir asırlar boyunca kaç Müslüman komutanın kulaklarında yankılandı bu peygamber müjdesi?
Kim bilir kaç komutana, geceleri zehir, uykuyu haram etti?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda kendini Konstantiniyye surlarının önünde buldu?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda o aşılmaz görülen surları zorladı?
İşte kendisine geceleri zehir, uykuyu haram edenlerden birisi de Sultan II. Mehmed’di. Daha çocuk yaştan itibaren kalbine “İstanbul Sevdası” düşmüş, bu peygamber müjdesine mazhar olmak için yanıp tutuşuyordu. Çocukluk oyunları bile hep İstanbul üzerineydi...
Tarih: 29 Mayıs 1453 Salı…
Bizans’ın düşüşünü, Türk bayrağının surlar üzerinde dalgalandığını gören Sultan Mehmed ve kutlu askeri, Peygamber (s.a.v.)’in övgüsüne nâil olabilmenin sevincini yaşamaktaydı.
“Fatih” unvanını almaya hak kazanan Sultan Mehmed, atından indi ve gözyaşlarıyla secde-i Rahman’a kapanarak şükretti.
Konstantiniyye üzerine doğan güneş, artık İstanbul üzerine doğuyordu…
Yer: Edirne, Saray-ı Âmire…
Sarayın koridorları, seher vaktinde tatlı bir telaş yaşıyor…
Asırlar öncesinden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in müjdelediği müstakbel komutan, İstanbul Fatih’i Şehzade Mehmed, dünyaya teşrif etmişti. Kim bilir bu doğuma İstanbul, II. Murad ve Hüma Hatun’dan daha çok sevinmişti? Ama vuslat için 21 yıl daha beklemesi gerekecekti.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in; “Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Onu fetheden komutan, ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.” Hadis-i Şerif’indeki müjdeye mazhar olmak için İslam komutanları, âdeta birbirleriyle yarış etmişlerdi.
Kim bilir asırlar boyunca kaç Müslüman komutanın kulaklarında yankılandı bu peygamber müjdesi?
Kim bilir kaç komutana, geceleri zehir, uykuyu haram etti?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda kendini Konstantiniyye surlarının önünde buldu?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda o aşılmaz görülen surları zorladı?
İşte kendisine geceleri zehir, uykuyu haram edenlerden birisi de Sultan II. Mehmed’di. Daha çocuk yaştan itibaren kalbine “İstanbul Sevdası” düşmüş, bu peygamber müjdesine mazhar olmak için yanıp tutuşuyordu. Çocukluk oyunları bile hep İstanbul üzerineydi...
Tarih: 29 Mayıs 1453 Salı…
Bizans’ın düşüşünü, Türk bayrağının surlar üzerinde dalgalandığını gören Sultan Mehmed ve kutlu askeri, Peygamber (s.a.v.)’in övgüsüne nâil olabilmenin sevincini yaşamaktaydı.
“Fatih” unvanını almaya hak kazanan Sultan Mehmed, atından indi ve gözyaşlarıyla secde-i Rahman’a kapanarak şükretti.
Konstantiniyye üzerine doğan güneş, artık İstanbul üzerine doğuyordu…
Kitap Detayları
Kitap adı
Müjdelenen Komutan Fatih Sultan Mehmed Han
Kitap yazarı
Mustafa Şahin
ISBN
9786055563141
Yayıncı
ÇINARALTI YAYINCILIK
Yayın tarihi
24.04.2012
Sayfa sayısı
360 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Müjdelenen Komutan Fatih Sultan Mehmed Han
Yazar
Mustafa Şahin
Kitap Özeti:
Tarih: 30 Mart 1432 Pazar…
Yer: Edirne, Saray-ı Âmire…
Sarayın koridorları, seher vaktinde tatlı bir telaş yaşıyor…
Asırlar öncesinden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in müjdelediği müstakbel komutan, İstanbul Fatih’i Şehzade Mehmed, dünyaya teşrif etmişti. Kim bilir bu doğuma İstanbul, II. Murad ve Hüma Hatun’dan daha çok sevinmişti? Ama vuslat için 21 yıl daha beklemesi gerekecekti.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in; “Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Onu fetheden komutan, ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.” Hadis-i Şerif’indeki müjdeye mazhar olmak için İslam komutanları, âdeta birbirleriyle yarış etmişlerdi.
Kim bilir asırlar boyunca kaç Müslüman komutanın kulaklarında yankılandı bu peygamber müjdesi?
Kim bilir kaç komutana, geceleri zehir, uykuyu haram etti?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda kendini Konstantiniyye surlarının önünde buldu?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda o aşılmaz görülen surları zorladı?
İşte kendisine geceleri zehir, uykuyu haram edenlerden birisi de Sultan II. Mehmed’di. Daha çocuk yaştan itibaren kalbine “İstanbul Sevdası” düşmüş, bu peygamber müjdesine mazhar olmak için yanıp tutuşuyordu. Çocukluk oyunları bile hep İstanbul üzerineydi...
Tarih: 29 Mayıs 1453 Salı…
Bizans’ın düşüşünü, Türk bayrağının surlar üzerinde dalgalandığını gören Sultan Mehmed ve kutlu askeri, Peygamber (s.a.v.)’in övgüsüne nâil olabilmenin sevincini yaşamaktaydı.
“Fatih” unvanını almaya hak kazanan Sultan Mehmed, atından indi ve gözyaşlarıyla secde-i Rahman’a kapanarak şükretti.
Konstantiniyye üzerine doğan güneş, artık İstanbul üzerine doğuyordu…
Yer: Edirne, Saray-ı Âmire…
Sarayın koridorları, seher vaktinde tatlı bir telaş yaşıyor…
Asırlar öncesinden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in müjdelediği müstakbel komutan, İstanbul Fatih’i Şehzade Mehmed, dünyaya teşrif etmişti. Kim bilir bu doğuma İstanbul, II. Murad ve Hüma Hatun’dan daha çok sevinmişti? Ama vuslat için 21 yıl daha beklemesi gerekecekti.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in; “Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Onu fetheden komutan, ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.” Hadis-i Şerif’indeki müjdeye mazhar olmak için İslam komutanları, âdeta birbirleriyle yarış etmişlerdi.
Kim bilir asırlar boyunca kaç Müslüman komutanın kulaklarında yankılandı bu peygamber müjdesi?
Kim bilir kaç komutana, geceleri zehir, uykuyu haram etti?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda kendini Konstantiniyye surlarının önünde buldu?
Kim bilir kaç komutan, bu uğurda o aşılmaz görülen surları zorladı?
İşte kendisine geceleri zehir, uykuyu haram edenlerden birisi de Sultan II. Mehmed’di. Daha çocuk yaştan itibaren kalbine “İstanbul Sevdası” düşmüş, bu peygamber müjdesine mazhar olmak için yanıp tutuşuyordu. Çocukluk oyunları bile hep İstanbul üzerineydi...
Tarih: 29 Mayıs 1453 Salı…
Bizans’ın düşüşünü, Türk bayrağının surlar üzerinde dalgalandığını gören Sultan Mehmed ve kutlu askeri, Peygamber (s.a.v.)’in övgüsüne nâil olabilmenin sevincini yaşamaktaydı.
“Fatih” unvanını almaya hak kazanan Sultan Mehmed, atından indi ve gözyaşlarıyla secde-i Rahman’a kapanarak şükretti.
Konstantiniyye üzerine doğan güneş, artık İstanbul üzerine doğuyordu…
Kitap Detayları:
-
Kitap adıMüjdelenen Komutan Fatih Sultan Mehmed Han
-
Kitap yazarıMustafa Şahin
-
ISBN9786055563141
-
YayıncıÇINARALTI YAYINCILIK
-
Yayın tarihi24.04.2012
-
Sayfa sayısı360 Sayfa