Mihmandar
İskender Pala
2013
400 sayfa
~200 dk
Türkçe
Kitap Özeti
“Peygamber’in mihmandârı! Bir arzun varsa yapayım. Bir vasiyetin varsa yerine getireyim!”
“Ey Emîr! Sakın Allah’ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece ilan et. Şurada can oynatan cengâverlerden son arzum odur ki Azrail (a.s) bize uğradıktan sonra na’şımı Konstantiniyye surlarına yakın götürsünler. O gün savaş hattı nerede oluşursa, bedenimi o noktaya kadar taşısınlar ve orada, savaşan mücahitlerin arasında beni defneylesinler. Ta ki atlarımızın ayakları bedenimi çiğnemiş olsun, Bizans dokunamasın. Ayrıca, eğer yapabiliyorlarsa, cenazemi kendi atımın arkasında bir sedyeye bağlayıp taşısınlar. Tıpkı Kutlu Nebi’yi getiren Kusvâ’nın Medine’de bizim hanemizi bulduğu gibi o da benim için nereye gideceğini ve nerede duracağını bulacaktır.”
Çölde gönüllere düşen tutku oldu, dünyaya yayıldı. Eyüp Sultan, o ateşin hem mihmandârı hem de kahramanıydı. O Kahraman, Mekke, Medine ve Şam’dan geçti ve İstanbul önlerinde durdu.
İstanbul’un fetih müjdesini nesillerin ve zamanın ruhuna işledi. İskender Pala, bu gönül kuşatmasını dile döktü. Rum ateşi ile aşk ateşini karşı karşıya getirdi. Kosntantiniyye’yi İstanbul’a dönüştüren müjdenin haritalarını çizdi. İnanç ve tarih, bir aşk ve iman insanının öyküsünde bugünün ışığı oldu.
Mihmandar!
“Ey Emîr! Sakın Allah’ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece ilan et. Şurada can oynatan cengâverlerden son arzum odur ki Azrail (a.s) bize uğradıktan sonra na’şımı Konstantiniyye surlarına yakın götürsünler. O gün savaş hattı nerede oluşursa, bedenimi o noktaya kadar taşısınlar ve orada, savaşan mücahitlerin arasında beni defneylesinler. Ta ki atlarımızın ayakları bedenimi çiğnemiş olsun, Bizans dokunamasın. Ayrıca, eğer yapabiliyorlarsa, cenazemi kendi atımın arkasında bir sedyeye bağlayıp taşısınlar. Tıpkı Kutlu Nebi’yi getiren Kusvâ’nın Medine’de bizim hanemizi bulduğu gibi o da benim için nereye gideceğini ve nerede duracağını bulacaktır.”
Çölde gönüllere düşen tutku oldu, dünyaya yayıldı. Eyüp Sultan, o ateşin hem mihmandârı hem de kahramanıydı. O Kahraman, Mekke, Medine ve Şam’dan geçti ve İstanbul önlerinde durdu.
İstanbul’un fetih müjdesini nesillerin ve zamanın ruhuna işledi. İskender Pala, bu gönül kuşatmasını dile döktü. Rum ateşi ile aşk ateşini karşı karşıya getirdi. Kosntantiniyye’yi İstanbul’a dönüştüren müjdenin haritalarını çizdi. İnanç ve tarih, bir aşk ve iman insanının öyküsünde bugünün ışığı oldu.
Mihmandar!
Kitap Detayları
Kitap adı
Mihmandar
Kitap yazarı
İskender Pala
ISBN
9786055107352
Yayıncı
Kapi Yayınları, Kap Yayınları
Yayın tarihi
2013
Sayfa sayısı
400 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Mihmandar
Yazar
İskender Pala
Kitap Özeti:
“Peygamber’in mihmandârı! Bir arzun varsa yapayım. Bir vasiyetin varsa yerine getireyim!”
“Ey Emîr! Sakın Allah’ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece ilan et. Şurada can oynatan cengâverlerden son arzum odur ki Azrail (a.s) bize uğradıktan sonra na’şımı Konstantiniyye surlarına yakın götürsünler. O gün savaş hattı nerede oluşursa, bedenimi o noktaya kadar taşısınlar ve orada, savaşan mücahitlerin arasında beni defneylesinler. Ta ki atlarımızın ayakları bedenimi çiğnemiş olsun, Bizans dokunamasın. Ayrıca, eğer yapabiliyorlarsa, cenazemi kendi atımın arkasında bir sedyeye bağlayıp taşısınlar. Tıpkı Kutlu Nebi’yi getiren Kusvâ’nın Medine’de bizim hanemizi bulduğu gibi o da benim için nereye gideceğini ve nerede duracağını bulacaktır.”
Çölde gönüllere düşen tutku oldu, dünyaya yayıldı. Eyüp Sultan, o ateşin hem mihmandârı hem de kahramanıydı. O Kahraman, Mekke, Medine ve Şam’dan geçti ve İstanbul önlerinde durdu.
İstanbul’un fetih müjdesini nesillerin ve zamanın ruhuna işledi. İskender Pala, bu gönül kuşatmasını dile döktü. Rum ateşi ile aşk ateşini karşı karşıya getirdi. Kosntantiniyye’yi İstanbul’a dönüştüren müjdenin haritalarını çizdi. İnanç ve tarih, bir aşk ve iman insanının öyküsünde bugünün ışığı oldu.
Mihmandar!
“Ey Emîr! Sakın Allah’ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece ilan et. Şurada can oynatan cengâverlerden son arzum odur ki Azrail (a.s) bize uğradıktan sonra na’şımı Konstantiniyye surlarına yakın götürsünler. O gün savaş hattı nerede oluşursa, bedenimi o noktaya kadar taşısınlar ve orada, savaşan mücahitlerin arasında beni defneylesinler. Ta ki atlarımızın ayakları bedenimi çiğnemiş olsun, Bizans dokunamasın. Ayrıca, eğer yapabiliyorlarsa, cenazemi kendi atımın arkasında bir sedyeye bağlayıp taşısınlar. Tıpkı Kutlu Nebi’yi getiren Kusvâ’nın Medine’de bizim hanemizi bulduğu gibi o da benim için nereye gideceğini ve nerede duracağını bulacaktır.”
Çölde gönüllere düşen tutku oldu, dünyaya yayıldı. Eyüp Sultan, o ateşin hem mihmandârı hem de kahramanıydı. O Kahraman, Mekke, Medine ve Şam’dan geçti ve İstanbul önlerinde durdu.
İstanbul’un fetih müjdesini nesillerin ve zamanın ruhuna işledi. İskender Pala, bu gönül kuşatmasını dile döktü. Rum ateşi ile aşk ateşini karşı karşıya getirdi. Kosntantiniyye’yi İstanbul’a dönüştüren müjdenin haritalarını çizdi. İnanç ve tarih, bir aşk ve iman insanının öyküsünde bugünün ışığı oldu.
Mihmandar!
Kitap Detayları:
-
Kitap adıMihmandar
-
Kitap yazarıİskender Pala
-
ISBN9786055107352
-
YayıncıKapi Yayınları, Kap Yayınları
-
Yayın tarihi2013
-
Sayfa sayısı400 Sayfa
- 1 kişi okumak istiyor
- 3 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu