Sayılı Fırtınalar Eski İstanbul Kabadayıları
Refi Cevad Ulunay
2017
480 sayfa
~240 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Edebiyatımızda, İstanbul kabadayılığını ak kâğıt üzerinde Refi Cevad Ulunay kadar canlandırabilecek kişioğlu pek azdır doğrusu. Ona göre kabadayılar, külhanbeylerin aksine bir nevi “şehir şövalyesi”dir:
”Bu adamlar kendi terbiyelerine göre, âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar. Zayıfı, bilhassa ırz ehlini himaye ederler, çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler. Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar. Onlar beydir, efendidir, ağadır. Birbirlerine hürmet ederler, bu hürmete layık olmaya dikkat ederler, kendilerine “külhanbey” denilmesinden ödleri kopar. Çoğu cahildir, fakat terbiyeli adamlardır, büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır, zevk ehlidirler, kılık kıyafet itibarıyla da –bazılarının tasavvur ettikleri gibi– sıfır kalıp fes, camadanvari yelek, sakız kuşağı, kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon, yumurta ökçe pabuç, boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler, herkes gibi giyinirler, hatta iyi terzilerden giyinirler, fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler. Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar. Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar.
Çoğu ehli sanattır, içlerinde kaleme devam edenler de vardır. Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir. Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar, bunun haricine de pek çıkmazlar, çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır.”
Sayılı Fırtınalar’ı okumakla, İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında, İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız.
”Bu adamlar kendi terbiyelerine göre, âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar. Zayıfı, bilhassa ırz ehlini himaye ederler, çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler. Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar. Onlar beydir, efendidir, ağadır. Birbirlerine hürmet ederler, bu hürmete layık olmaya dikkat ederler, kendilerine “külhanbey” denilmesinden ödleri kopar. Çoğu cahildir, fakat terbiyeli adamlardır, büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır, zevk ehlidirler, kılık kıyafet itibarıyla da –bazılarının tasavvur ettikleri gibi– sıfır kalıp fes, camadanvari yelek, sakız kuşağı, kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon, yumurta ökçe pabuç, boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler, herkes gibi giyinirler, hatta iyi terzilerden giyinirler, fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler. Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar. Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar.
Çoğu ehli sanattır, içlerinde kaleme devam edenler de vardır. Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir. Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar, bunun haricine de pek çıkmazlar, çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır.”
Sayılı Fırtınalar’ı okumakla, İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında, İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız.
Kitap Detayları
Kitap adı
Sayılı Fırtınalar Eski İstanbul Kabadayıları
Kitap yazarı
Refi Cevad Ulunay
ISBN
9786051715704
Yayıncı
ALFA YAYINLARI
Yayın tarihi
18.10.2017
Sayfa sayısı
480 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Sayılı Fırtınalar Eski İstanbul Kabadayıları
Yazar
Refi Cevad Ulunay
Kitap Özeti:
Edebiyatımızda, İstanbul kabadayılığını ak kâğıt üzerinde Refi Cevad Ulunay kadar canlandırabilecek kişioğlu pek azdır doğrusu. Ona göre kabadayılar, külhanbeylerin aksine bir nevi “şehir şövalyesi”dir:
”Bu adamlar kendi terbiyelerine göre, âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar. Zayıfı, bilhassa ırz ehlini himaye ederler, çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler. Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar. Onlar beydir, efendidir, ağadır. Birbirlerine hürmet ederler, bu hürmete layık olmaya dikkat ederler, kendilerine “külhanbey” denilmesinden ödleri kopar. Çoğu cahildir, fakat terbiyeli adamlardır, büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır, zevk ehlidirler, kılık kıyafet itibarıyla da –bazılarının tasavvur ettikleri gibi– sıfır kalıp fes, camadanvari yelek, sakız kuşağı, kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon, yumurta ökçe pabuç, boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler, herkes gibi giyinirler, hatta iyi terzilerden giyinirler, fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler. Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar. Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar.
Çoğu ehli sanattır, içlerinde kaleme devam edenler de vardır. Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir. Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar, bunun haricine de pek çıkmazlar, çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır.”
Sayılı Fırtınalar’ı okumakla, İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında, İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız.
”Bu adamlar kendi terbiyelerine göre, âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar. Zayıfı, bilhassa ırz ehlini himaye ederler, çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler. Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar. Onlar beydir, efendidir, ağadır. Birbirlerine hürmet ederler, bu hürmete layık olmaya dikkat ederler, kendilerine “külhanbey” denilmesinden ödleri kopar. Çoğu cahildir, fakat terbiyeli adamlardır, büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır, zevk ehlidirler, kılık kıyafet itibarıyla da –bazılarının tasavvur ettikleri gibi– sıfır kalıp fes, camadanvari yelek, sakız kuşağı, kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon, yumurta ökçe pabuç, boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler, herkes gibi giyinirler, hatta iyi terzilerden giyinirler, fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler. Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar. Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar.
Çoğu ehli sanattır, içlerinde kaleme devam edenler de vardır. Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir. Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar, bunun haricine de pek çıkmazlar, çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır.”
Sayılı Fırtınalar’ı okumakla, İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında, İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız.
Kitap Detayları:
-
Kitap adıSayılı Fırtınalar Eski İstanbul Kabadayıları
-
Kitap yazarıRefi Cevad Ulunay
-
ISBN9786051715704
-
YayıncıALFA YAYINLARI
-
Yayın tarihi18.10.2017
-
Sayfa sayısı480 Sayfa
- 0 kişi okumak istiyor
- 1 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu