Masumiyetin Ayartıcılığı
Pascal Bruckner
2020
320 sayfa
~160 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Birkaç yüzyıllık bir zaman dilimi içinde, ekonomik, toplumsal, siyasal, dinsel anlamlarda tüm cemaat bağlılıklarını yadsıyarak yükselen, geçen yüzyıldan itibaren bireyi Tanrılaştıran, XX. yüzyılın sonuyla da hem sosyal devletin hem de ideolojilerin ve sosyal sınıf çatışkılarının, en azından görünürde gerilemesiyle son bağlarından da kurtulan Batılı insan, şimdi kendine inşa ettiği bu "özgürlük" tapınağında yalnız kalmanın acısını dillendiriyor.
Masumiyetin Ayartıcılığı'nda esas olarak Batı'ya, ama daha çok da Avrupa'ya odaklanarak, modernite içinde bireyin geldiği son noktayı irdeleyen Pascal Bruckner, ironik anlatımıyla Batılı erkek ve kadını hedef tahtasına oturtuyor. Bireyciliğin içinde bulunduğu aşamayı, başlıca semptomu edimlerin sonuçlarından kaçmak olan bir hastalık olarak değerlendiren yazar, teşhisini de şöyle dile getiriyor: "Özgürlüğün sıkıntılarına katlanmadan nimetlerinden yararlanmaya kalkışmayı, masumiyet diye adlandırıyorum ben. İki yönde gelişiyor bu masumiyet: çocuksuluk ve kurbanlaşma." Sorumluluk üstlenmenin giderek mutsuzluğun kaynağı olarak algılandığı bir çağda, bu iki eğilim de nasıl birer sorumsuzluk stratejisi oluşturduğunu medyadan toplumsal yaşama, siyasal olaylardan savaşlara, erkek-kadın ilişkilerine dek birçok sarsıcı, hatta tedirgin edici örnekle gösteriyor Bruckner.
Yüz yıldır Batı'nın yeni putu, yeni küçük aile Tanrısı olarak nitelediği "çocuk" etkenini, sürekli sürpriz ve sınırsız doyum ilkesine dayalı tüketim toplumuyla ve eğlence sektörüyle ilişkilendiren yazar, masumiyetin diğer ayağı olarak koyduğu "kurbanlaşma stratejisi izlediğini, medyanın ve özellikle televizyonun haber üretmi modelinin bu eğilimde oynadığı rolü inceliyor.
Bruckner, şeytanın avukatlığına soyunduğu bu eserinde "müzmin" sıradan insanla "müzmin" muhalife, üzerinde düşünüp kendilerini gözden geçirmelerini sağlayacak bir yığın soru yöneltiyor.
Masumiyetin Ayartıcılığı'nda esas olarak Batı'ya, ama daha çok da Avrupa'ya odaklanarak, modernite içinde bireyin geldiği son noktayı irdeleyen Pascal Bruckner, ironik anlatımıyla Batılı erkek ve kadını hedef tahtasına oturtuyor. Bireyciliğin içinde bulunduğu aşamayı, başlıca semptomu edimlerin sonuçlarından kaçmak olan bir hastalık olarak değerlendiren yazar, teşhisini de şöyle dile getiriyor: "Özgürlüğün sıkıntılarına katlanmadan nimetlerinden yararlanmaya kalkışmayı, masumiyet diye adlandırıyorum ben. İki yönde gelişiyor bu masumiyet: çocuksuluk ve kurbanlaşma." Sorumluluk üstlenmenin giderek mutsuzluğun kaynağı olarak algılandığı bir çağda, bu iki eğilim de nasıl birer sorumsuzluk stratejisi oluşturduğunu medyadan toplumsal yaşama, siyasal olaylardan savaşlara, erkek-kadın ilişkilerine dek birçok sarsıcı, hatta tedirgin edici örnekle gösteriyor Bruckner.
Yüz yıldır Batı'nın yeni putu, yeni küçük aile Tanrısı olarak nitelediği "çocuk" etkenini, sürekli sürpriz ve sınırsız doyum ilkesine dayalı tüketim toplumuyla ve eğlence sektörüyle ilişkilendiren yazar, masumiyetin diğer ayağı olarak koyduğu "kurbanlaşma stratejisi izlediğini, medyanın ve özellikle televizyonun haber üretmi modelinin bu eğilimde oynadığı rolü inceliyor.
Bruckner, şeytanın avukatlığına soyunduğu bu eserinde "müzmin" sıradan insanla "müzmin" muhalife, üzerinde düşünüp kendilerini gözden geçirmelerini sağlayacak bir yığın soru yöneltiyor.
Kitap Detayları
Kitap adı
Masumiyetin Ayartıcılığı
Kitap yazarı
Pascal Bruckner
ISBN
9789755394862
Yayıncı
AYRINTI YAYINLARI
Yayın tarihi
13.07.2020
Sayfa sayısı
320 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Masumiyetin Ayartıcılığı
Yazar
Pascal Bruckner
Kitap Özeti:
Birkaç yüzyıllık bir zaman dilimi içinde, ekonomik, toplumsal, siyasal, dinsel anlamlarda tüm cemaat bağlılıklarını yadsıyarak yükselen, geçen yüzyıldan itibaren bireyi Tanrılaştıran, XX. yüzyılın sonuyla da hem sosyal devletin hem de ideolojilerin ve sosyal sınıf çatışkılarının, en azından görünürde gerilemesiyle son bağlarından da kurtulan Batılı insan, şimdi kendine inşa ettiği bu "özgürlük" tapınağında yalnız kalmanın acısını dillendiriyor.
Masumiyetin Ayartıcılığı'nda esas olarak Batı'ya, ama daha çok da Avrupa'ya odaklanarak, modernite içinde bireyin geldiği son noktayı irdeleyen Pascal Bruckner, ironik anlatımıyla Batılı erkek ve kadını hedef tahtasına oturtuyor. Bireyciliğin içinde bulunduğu aşamayı, başlıca semptomu edimlerin sonuçlarından kaçmak olan bir hastalık olarak değerlendiren yazar, teşhisini de şöyle dile getiriyor: "Özgürlüğün sıkıntılarına katlanmadan nimetlerinden yararlanmaya kalkışmayı, masumiyet diye adlandırıyorum ben. İki yönde gelişiyor bu masumiyet: çocuksuluk ve kurbanlaşma." Sorumluluk üstlenmenin giderek mutsuzluğun kaynağı olarak algılandığı bir çağda, bu iki eğilim de nasıl birer sorumsuzluk stratejisi oluşturduğunu medyadan toplumsal yaşama, siyasal olaylardan savaşlara, erkek-kadın ilişkilerine dek birçok sarsıcı, hatta tedirgin edici örnekle gösteriyor Bruckner.
Yüz yıldır Batı'nın yeni putu, yeni küçük aile Tanrısı olarak nitelediği "çocuk" etkenini, sürekli sürpriz ve sınırsız doyum ilkesine dayalı tüketim toplumuyla ve eğlence sektörüyle ilişkilendiren yazar, masumiyetin diğer ayağı olarak koyduğu "kurbanlaşma stratejisi izlediğini, medyanın ve özellikle televizyonun haber üretmi modelinin bu eğilimde oynadığı rolü inceliyor.
Bruckner, şeytanın avukatlığına soyunduğu bu eserinde "müzmin" sıradan insanla "müzmin" muhalife, üzerinde düşünüp kendilerini gözden geçirmelerini sağlayacak bir yığın soru yöneltiyor.
Masumiyetin Ayartıcılığı'nda esas olarak Batı'ya, ama daha çok da Avrupa'ya odaklanarak, modernite içinde bireyin geldiği son noktayı irdeleyen Pascal Bruckner, ironik anlatımıyla Batılı erkek ve kadını hedef tahtasına oturtuyor. Bireyciliğin içinde bulunduğu aşamayı, başlıca semptomu edimlerin sonuçlarından kaçmak olan bir hastalık olarak değerlendiren yazar, teşhisini de şöyle dile getiriyor: "Özgürlüğün sıkıntılarına katlanmadan nimetlerinden yararlanmaya kalkışmayı, masumiyet diye adlandırıyorum ben. İki yönde gelişiyor bu masumiyet: çocuksuluk ve kurbanlaşma." Sorumluluk üstlenmenin giderek mutsuzluğun kaynağı olarak algılandığı bir çağda, bu iki eğilim de nasıl birer sorumsuzluk stratejisi oluşturduğunu medyadan toplumsal yaşama, siyasal olaylardan savaşlara, erkek-kadın ilişkilerine dek birçok sarsıcı, hatta tedirgin edici örnekle gösteriyor Bruckner.
Yüz yıldır Batı'nın yeni putu, yeni küçük aile Tanrısı olarak nitelediği "çocuk" etkenini, sürekli sürpriz ve sınırsız doyum ilkesine dayalı tüketim toplumuyla ve eğlence sektörüyle ilişkilendiren yazar, masumiyetin diğer ayağı olarak koyduğu "kurbanlaşma stratejisi izlediğini, medyanın ve özellikle televizyonun haber üretmi modelinin bu eğilimde oynadığı rolü inceliyor.
Bruckner, şeytanın avukatlığına soyunduğu bu eserinde "müzmin" sıradan insanla "müzmin" muhalife, üzerinde düşünüp kendilerini gözden geçirmelerini sağlayacak bir yığın soru yöneltiyor.
Kitap Detayları:
-
Kitap adıMasumiyetin Ayartıcılığı
-
Kitap yazarıPascal Bruckner
-
ISBN9789755394862
-
YayıncıAYRINTI YAYINLARI
-
Yayın tarihi13.07.2020
-
Sayfa sayısı320 Sayfa