Osmanlı Tarihi (1289-1922)
Prof. Dr. Mehmet Maksutoğlu
2018
552 sayfa
~276 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Bu kitapta, olayları verirken, o çağda yazılmış veya o çağa en yakın zamanda yazılmış Osmanlı kaynaklarını kullanmağa gayret ettim. Olayları değerlendirirken de, Osmanlı’nın bakış açısını yakalamağa çalıştım, sonra değerlendirmeyi sundum.
Târih, Batı’da bilim, fen değil, san‘at olarak kabûl edilmektedir. Osmanlı Târihi ile ilgili olarak Batı’da yazılmış olan kitaplar, bütün olayı yanlış bir yörüngeye oturtulmuş olarak vermektedir. Bir devletin, ülkenin târihi yazılırken, öncelikle ve ağırlıklı olarak o devletin belgelerine, o ülkede yazılmış olan kaynaklara dayanmak en tabiî yol olduğu hâlde, Osmanlı Târihi yazılırken Batı’da bu prensibe genellikle uyulmamıştır. Bu durumu Stanford J. Shaw açıkça ifâde etmektedir: “Şüphesiz, Osmanlı Târihi, daha önceden birçok defalar, oldukça ayrıntılı olarak tartışılmıştır, fakat dâimâ Avrupa bakış açısından, Avrupa’nın önyargısı ışığı altında ve genellikle Avrupa kaynaklarına dayanılarak...” Aynı târihçi ve hanımı Ezel Kural Shaw, ikinci cildin önsözünde, durumu cesâretle, büyük bir açıksözlülükle şöyle belirtmektedirler: “Osmanlı İmparatorluğu’nun bir târihi için Osmanlı kaynaklarını kullanmaktan dolayı özür dileyecek değiliz. Çünkü çok uzun bir zamandan beri Osmanlılar, kendilerinin hiçbir kaynağı kullanılmaksızın incelenegelmiş, sonuç, ciddî tahrîf ve yanlışlık olmuştur.”
Fransa’nın, İngiliz ve İtalyan müşâhadeleri esâs alınarak yazılacak hiçbir târihi, metod bakımından sağlam ve dengeli kabul edilemez. (Stanford J. Shaw and Ezel Kural Shaw, History of Ottoman Empire and Modern Turkey, Vol. II, p.x.) Her ülke ve millet, özellikleri bakımından ‘tek, biricik’tir ve başka bir ülkenin, milletin kimliğine, aldatılarak ve ancak belli oranda sokulabilir. (Rupert Emerson, From Empire to Nation, p.vii.)
Târih, Batı’da bilim, fen değil, san‘at olarak kabûl edilmektedir. Osmanlı Târihi ile ilgili olarak Batı’da yazılmış olan kitaplar, bütün olayı yanlış bir yörüngeye oturtulmuş olarak vermektedir. Bir devletin, ülkenin târihi yazılırken, öncelikle ve ağırlıklı olarak o devletin belgelerine, o ülkede yazılmış olan kaynaklara dayanmak en tabiî yol olduğu hâlde, Osmanlı Târihi yazılırken Batı’da bu prensibe genellikle uyulmamıştır. Bu durumu Stanford J. Shaw açıkça ifâde etmektedir: “Şüphesiz, Osmanlı Târihi, daha önceden birçok defalar, oldukça ayrıntılı olarak tartışılmıştır, fakat dâimâ Avrupa bakış açısından, Avrupa’nın önyargısı ışığı altında ve genellikle Avrupa kaynaklarına dayanılarak...” Aynı târihçi ve hanımı Ezel Kural Shaw, ikinci cildin önsözünde, durumu cesâretle, büyük bir açıksözlülükle şöyle belirtmektedirler: “Osmanlı İmparatorluğu’nun bir târihi için Osmanlı kaynaklarını kullanmaktan dolayı özür dileyecek değiliz. Çünkü çok uzun bir zamandan beri Osmanlılar, kendilerinin hiçbir kaynağı kullanılmaksızın incelenegelmiş, sonuç, ciddî tahrîf ve yanlışlık olmuştur.”
Fransa’nın, İngiliz ve İtalyan müşâhadeleri esâs alınarak yazılacak hiçbir târihi, metod bakımından sağlam ve dengeli kabul edilemez. (Stanford J. Shaw and Ezel Kural Shaw, History of Ottoman Empire and Modern Turkey, Vol. II, p.x.) Her ülke ve millet, özellikleri bakımından ‘tek, biricik’tir ve başka bir ülkenin, milletin kimliğine, aldatılarak ve ancak belli oranda sokulabilir. (Rupert Emerson, From Empire to Nation, p.vii.)
Kitap Detayları
Kitap adı
Osmanlı Tarihi (1289-1922)
Kitap yazarı
Prof. Dr. Mehmet Maksutoğlu
ISBN
9786059530385
Yayıncı
SALON YAYINLARI
Yayın tarihi
11.12.2018
Sayfa sayısı
552 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Osmanlı Tarihi (1289-1922)
Yazar
Prof. Dr. Mehmet Maksutoğlu
Kitap Özeti:
Bu kitapta, olayları verirken, o çağda yazılmış veya o çağa en yakın zamanda yazılmış Osmanlı kaynaklarını kullanmağa gayret ettim. Olayları değerlendirirken de, Osmanlı’nın bakış açısını yakalamağa çalıştım, sonra değerlendirmeyi sundum.
Târih, Batı’da bilim, fen değil, san‘at olarak kabûl edilmektedir. Osmanlı Târihi ile ilgili olarak Batı’da yazılmış olan kitaplar, bütün olayı yanlış bir yörüngeye oturtulmuş olarak vermektedir. Bir devletin, ülkenin târihi yazılırken, öncelikle ve ağırlıklı olarak o devletin belgelerine, o ülkede yazılmış olan kaynaklara dayanmak en tabiî yol olduğu hâlde, Osmanlı Târihi yazılırken Batı’da bu prensibe genellikle uyulmamıştır. Bu durumu Stanford J. Shaw açıkça ifâde etmektedir: “Şüphesiz, Osmanlı Târihi, daha önceden birçok defalar, oldukça ayrıntılı olarak tartışılmıştır, fakat dâimâ Avrupa bakış açısından, Avrupa’nın önyargısı ışığı altında ve genellikle Avrupa kaynaklarına dayanılarak...” Aynı târihçi ve hanımı Ezel Kural Shaw, ikinci cildin önsözünde, durumu cesâretle, büyük bir açıksözlülükle şöyle belirtmektedirler: “Osmanlı İmparatorluğu’nun bir târihi için Osmanlı kaynaklarını kullanmaktan dolayı özür dileyecek değiliz. Çünkü çok uzun bir zamandan beri Osmanlılar, kendilerinin hiçbir kaynağı kullanılmaksızın incelenegelmiş, sonuç, ciddî tahrîf ve yanlışlık olmuştur.”
Fransa’nın, İngiliz ve İtalyan müşâhadeleri esâs alınarak yazılacak hiçbir târihi, metod bakımından sağlam ve dengeli kabul edilemez. (Stanford J. Shaw and Ezel Kural Shaw, History of Ottoman Empire and Modern Turkey, Vol. II, p.x.) Her ülke ve millet, özellikleri bakımından ‘tek, biricik’tir ve başka bir ülkenin, milletin kimliğine, aldatılarak ve ancak belli oranda sokulabilir. (Rupert Emerson, From Empire to Nation, p.vii.)
Târih, Batı’da bilim, fen değil, san‘at olarak kabûl edilmektedir. Osmanlı Târihi ile ilgili olarak Batı’da yazılmış olan kitaplar, bütün olayı yanlış bir yörüngeye oturtulmuş olarak vermektedir. Bir devletin, ülkenin târihi yazılırken, öncelikle ve ağırlıklı olarak o devletin belgelerine, o ülkede yazılmış olan kaynaklara dayanmak en tabiî yol olduğu hâlde, Osmanlı Târihi yazılırken Batı’da bu prensibe genellikle uyulmamıştır. Bu durumu Stanford J. Shaw açıkça ifâde etmektedir: “Şüphesiz, Osmanlı Târihi, daha önceden birçok defalar, oldukça ayrıntılı olarak tartışılmıştır, fakat dâimâ Avrupa bakış açısından, Avrupa’nın önyargısı ışığı altında ve genellikle Avrupa kaynaklarına dayanılarak...” Aynı târihçi ve hanımı Ezel Kural Shaw, ikinci cildin önsözünde, durumu cesâretle, büyük bir açıksözlülükle şöyle belirtmektedirler: “Osmanlı İmparatorluğu’nun bir târihi için Osmanlı kaynaklarını kullanmaktan dolayı özür dileyecek değiliz. Çünkü çok uzun bir zamandan beri Osmanlılar, kendilerinin hiçbir kaynağı kullanılmaksızın incelenegelmiş, sonuç, ciddî tahrîf ve yanlışlık olmuştur.”
Fransa’nın, İngiliz ve İtalyan müşâhadeleri esâs alınarak yazılacak hiçbir târihi, metod bakımından sağlam ve dengeli kabul edilemez. (Stanford J. Shaw and Ezel Kural Shaw, History of Ottoman Empire and Modern Turkey, Vol. II, p.x.) Her ülke ve millet, özellikleri bakımından ‘tek, biricik’tir ve başka bir ülkenin, milletin kimliğine, aldatılarak ve ancak belli oranda sokulabilir. (Rupert Emerson, From Empire to Nation, p.vii.)
Kitap Detayları:
-
Kitap adıOsmanlı Tarihi (1289-1922)
-
Kitap yazarıProf. Dr. Mehmet Maksutoğlu
-
ISBN9786059530385
-
YayıncıSALON YAYINLARI
-
Yayın tarihi11.12.2018
-
Sayfa sayısı552 Sayfa
- 0 kişi okumak istiyor
- 1 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu