Türkiye İktisat Tarihi
Niyazi Berkes
2018
412 sayfa
~205 dk
Türkçe
Kitap Özeti
Niyazi Berkes Türkiye İktisat Tarihi’nde Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünün ve zenginliğinin doruğuna ulaştığı XVI. yüzyıldan geleneksel yapıların bütünüyle çözüldüğü XVIII. yüzyılın kapanışı arasındaki toplumsal ve ekonomik değişim üzerinde yoğunlaşıyor.
Orta Avrupa’ya, Akdeniz’in batısına doğru genişlemesi, Hindistan ve İran’ı Avrupa’ya bağlayan ticaret yolları üzerindeki konumu Osmanlı İmparatorluğu’nu XVI. yüzyılın sonunda Batı dünyasının bir parçası haline getirmişti. XVII. yüzyılın başından itibaren Batı’da ortaya çıkan ekonomik hareketlilik, özellikle para ve fiyat devrimi Osmanlı ekonomik düzeni üzerinde yıkıcı bir etki yapmış, hazinenin sürekli bunalımına, geleneksel timar usulünün yerini iltizam usulünün almasına ve Osmanlı toplum düzeniyle hiç uyuşmayan âyan ve derebeyi gibi yerel güç odaklarının doğuşuna yol açmıştır.
“Osmanlı devleti türünden bir devlet, (a) kendi hazinesi için tarımsal üretimi kontrolü altına alınca,
(b) seferleri için ordusuna malzeme ve techizat sağlamak için zanaat piyasasına sahip olunca, (c) cami, medrese, han, hamam, çeşme, köprü, su yolu, tersane, liman, gemi, yelken, çadır, kılıç, zırh gibi zanaat işlerinin piyasasına girince, (d) mücevherat, altın, gümüş, değerli taşlar, ipekli, kürk ve daha ne bilmem ne gibi bir alay lüks giyimin ve süslenme eşyasının en büyük ve biricik müşterisi olunca, kısaca hem tarım hem kent ekonomisini kendine bağlı hale getirirse, hatta bu ekonomilerin tek-el yönleyicisi de olursa orada ne feodal ekonomiden, ne de serbest işçi emeği piyasa mekanizmasına göre işleyen bir emtia üretimi kapitalizminden söz etmek mümkün olur.”
Orta Avrupa’ya, Akdeniz’in batısına doğru genişlemesi, Hindistan ve İran’ı Avrupa’ya bağlayan ticaret yolları üzerindeki konumu Osmanlı İmparatorluğu’nu XVI. yüzyılın sonunda Batı dünyasının bir parçası haline getirmişti. XVII. yüzyılın başından itibaren Batı’da ortaya çıkan ekonomik hareketlilik, özellikle para ve fiyat devrimi Osmanlı ekonomik düzeni üzerinde yıkıcı bir etki yapmış, hazinenin sürekli bunalımına, geleneksel timar usulünün yerini iltizam usulünün almasına ve Osmanlı toplum düzeniyle hiç uyuşmayan âyan ve derebeyi gibi yerel güç odaklarının doğuşuna yol açmıştır.
“Osmanlı devleti türünden bir devlet, (a) kendi hazinesi için tarımsal üretimi kontrolü altına alınca,
(b) seferleri için ordusuna malzeme ve techizat sağlamak için zanaat piyasasına sahip olunca, (c) cami, medrese, han, hamam, çeşme, köprü, su yolu, tersane, liman, gemi, yelken, çadır, kılıç, zırh gibi zanaat işlerinin piyasasına girince, (d) mücevherat, altın, gümüş, değerli taşlar, ipekli, kürk ve daha ne bilmem ne gibi bir alay lüks giyimin ve süslenme eşyasının en büyük ve biricik müşterisi olunca, kısaca hem tarım hem kent ekonomisini kendine bağlı hale getirirse, hatta bu ekonomilerin tek-el yönleyicisi de olursa orada ne feodal ekonomiden, ne de serbest işçi emeği piyasa mekanizmasına göre işleyen bir emtia üretimi kapitalizminden söz etmek mümkün olur.”
Kitap Detayları
Kitap adı
Türkiye İktisat Tarihi
Kitap yazarı
Niyazi Berkes
ISBN
9789750825521
Yayıncı
YAPI KREDİ YAYINLARI
Yayın tarihi
11.04.2018
Sayfa sayısı
412 Sayfa
“Dünyaya küçük, şiire büyük gelmiş bir yaşamın hammaddesi: ateş, su ve kelimeler.
Türkiye İktisat Tarihi
Yazar
Niyazi Berkes
Kitap Özeti:
Niyazi Berkes Türkiye İktisat Tarihi’nde Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünün ve zenginliğinin doruğuna ulaştığı XVI. yüzyıldan geleneksel yapıların bütünüyle çözüldüğü XVIII. yüzyılın kapanışı arasındaki toplumsal ve ekonomik değişim üzerinde yoğunlaşıyor.
Orta Avrupa’ya, Akdeniz’in batısına doğru genişlemesi, Hindistan ve İran’ı Avrupa’ya bağlayan ticaret yolları üzerindeki konumu Osmanlı İmparatorluğu’nu XVI. yüzyılın sonunda Batı dünyasının bir parçası haline getirmişti. XVII. yüzyılın başından itibaren Batı’da ortaya çıkan ekonomik hareketlilik, özellikle para ve fiyat devrimi Osmanlı ekonomik düzeni üzerinde yıkıcı bir etki yapmış, hazinenin sürekli bunalımına, geleneksel timar usulünün yerini iltizam usulünün almasına ve Osmanlı toplum düzeniyle hiç uyuşmayan âyan ve derebeyi gibi yerel güç odaklarının doğuşuna yol açmıştır.
“Osmanlı devleti türünden bir devlet, (a) kendi hazinesi için tarımsal üretimi kontrolü altına alınca,
(b) seferleri için ordusuna malzeme ve techizat sağlamak için zanaat piyasasına sahip olunca, (c) cami, medrese, han, hamam, çeşme, köprü, su yolu, tersane, liman, gemi, yelken, çadır, kılıç, zırh gibi zanaat işlerinin piyasasına girince, (d) mücevherat, altın, gümüş, değerli taşlar, ipekli, kürk ve daha ne bilmem ne gibi bir alay lüks giyimin ve süslenme eşyasının en büyük ve biricik müşterisi olunca, kısaca hem tarım hem kent ekonomisini kendine bağlı hale getirirse, hatta bu ekonomilerin tek-el yönleyicisi de olursa orada ne feodal ekonomiden, ne de serbest işçi emeği piyasa mekanizmasına göre işleyen bir emtia üretimi kapitalizminden söz etmek mümkün olur.”
Orta Avrupa’ya, Akdeniz’in batısına doğru genişlemesi, Hindistan ve İran’ı Avrupa’ya bağlayan ticaret yolları üzerindeki konumu Osmanlı İmparatorluğu’nu XVI. yüzyılın sonunda Batı dünyasının bir parçası haline getirmişti. XVII. yüzyılın başından itibaren Batı’da ortaya çıkan ekonomik hareketlilik, özellikle para ve fiyat devrimi Osmanlı ekonomik düzeni üzerinde yıkıcı bir etki yapmış, hazinenin sürekli bunalımına, geleneksel timar usulünün yerini iltizam usulünün almasına ve Osmanlı toplum düzeniyle hiç uyuşmayan âyan ve derebeyi gibi yerel güç odaklarının doğuşuna yol açmıştır.
“Osmanlı devleti türünden bir devlet, (a) kendi hazinesi için tarımsal üretimi kontrolü altına alınca,
(b) seferleri için ordusuna malzeme ve techizat sağlamak için zanaat piyasasına sahip olunca, (c) cami, medrese, han, hamam, çeşme, köprü, su yolu, tersane, liman, gemi, yelken, çadır, kılıç, zırh gibi zanaat işlerinin piyasasına girince, (d) mücevherat, altın, gümüş, değerli taşlar, ipekli, kürk ve daha ne bilmem ne gibi bir alay lüks giyimin ve süslenme eşyasının en büyük ve biricik müşterisi olunca, kısaca hem tarım hem kent ekonomisini kendine bağlı hale getirirse, hatta bu ekonomilerin tek-el yönleyicisi de olursa orada ne feodal ekonomiden, ne de serbest işçi emeği piyasa mekanizmasına göre işleyen bir emtia üretimi kapitalizminden söz etmek mümkün olur.”
Kitap Detayları:
-
Kitap adıTürkiye İktisat Tarihi
-
Kitap yazarıNiyazi Berkes
-
ISBN9789750825521
-
YayıncıYAPI KREDİ YAYINLARI
-
Yayın tarihi11.04.2018
-
Sayfa sayısı412 Sayfa
- 0 kişi okumak istiyor
- 1 kişi şu anda okuyor
- 0 kişi okudu